Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.
Basın Bülteni- Allianz SE, 13. Motor Day etkinliğinde otonom mobilitenin kazaları azaltma potansiyeline dikkat çekti
Ekonomi
Basın Bülteni- Allianz SE, 13. Motor Day etkinliğinde otonom mobilitenin kazaları azaltma potansiyeline dikkat çekti
Dünyanın en güçlü sigorta ve finans şirketlerinden biri olan Allianz SE, bu yıl
13'üncüsünü düzenlediği Allianz Motor Day etkinliğinde otonom mobilitenin sunduğu
avantajlara ve zorluklara dikkat çekti. Otonom mobiliteyle birlikte Avrupa'da
trafik kazalarının 2035 yılına kadar yüzde 20, 2060'tan itibaren ise yüzde 50'nin
üzerinde azalacağını öngören Allianz SE, 7 ülkede yaptığı araştırmanın sonuçlarını
da paylaştı. Araştırma sonuçlarına göre tüketicilerin çoğu otonom araçlardan
güvenlik ve konfor iyileştirmeleri beklese de yeni teknolojilere ilişkin
soru işaretleri de devam ediyor.
Allianz Teknoloji Merkezi tarafından bu yıl 13'üncü kez Almanya Münih'te düzenlenen
Allianz Motor Day etkinliğinde araç güvenliği, sorumluluk, otonom araçların
araç içi verilerinin kullanımı ve gençler, yaşlılar veya engelliler için daha
kapsayıcı mobilite gibi konular da dahil olmak üzere otonom sürüşün tüm potansiyeli
ve zorlukları masaya yatırıldı. Halihazırda Almanya, Norveç ve Singapur dahil
olmak üzere birçok ülkede otonom araçların test alanlarını sigortalayan Allianz
SE, otonom araçların onaylanması için tüm Avrupa ülkelerinde tek tip test
standardı getirilmesini, kaza ve güvenlikle ilgili araç içi verilere serbest erişim
ve kritik kazalar için ortak bir Avrupa veri tabanı uygulanmasını öneriyor.
Güvenlik konusu her zaman insan kontrolünde kalmalı
Allianz SE Yönetim Kurulu Başkanı Klaus-Peter Roehler, etkinlikte yaptığı konuşmada
Otonom mobilite artık bir 'eğer' meselesi değil, mesele ne kadar hızlı, ne
kadar güvenli ve ne kadar adil olduğu. Her teknolojik ilerleme, daha az kaza,
daha az kazazede ve milyonlarca insan için daha fazla özgürlük anlamına gelmelidir.
Allianz SE olarak, otonom sürüşü daha güvenli ve daha kapsayıcı bir mobilite
oluşturmak için ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Allianz Teknoloji Merkezi
ile üreticiler ve düzenleyicilerle birlikte güvenlik standartlarını şekillendirecek
ve yenilikçi sigorta çözümlerini deneyeceğiz. Mobilitenin geleceği otonom
olabilir, ancak güvenlik her zaman insan kontrolünde kalmalıdır. dedi.
Mobilite inovasyonunda güvenlik odaklı bir şirket olarak Allianz SE, otonom sistemler
için Avrupa ehliyeti savunuyor. Otonom araçların gelecekte Avrupa yollarını
kullanabilmesi için onaylanması gerekiyor. Sertifikasyon sürecinin henüz 2022/1426
sayılı Avrupa Birliği Yönetmeliği kapsamında kapsamlı bir şekilde düzenlenmediğine
dikkat çeken Allianz SE, dijital sürüş simülasyonları, standart koşullar
altında pratik testler (örneğin frenleme veya kaçınma manevraları) ve çeşitli
sürüş koşullarında (örneğin gece veya otoyol) gerçek dünya testlerinin bir
kombinasyonunu öneriyor.
Roehler, Otonom araçların Avrupa Birliği sınırları içinde kullanılabilmesini sağlamak
için Avrupa Birliği çapında bir otonom araç ehliyeti talep ediyoruz. İnsanların
güvenli sürüş yapabildiklerini kanıtlamaları gerektiği gibi, otonom araçlar
da tüm sürüş koşullarında güvenli bir şekilde yönlendirilebildiklerini ve
navigasyon yapabildiklerini kanıtlamalıdır. dedi.
Kritik kazalar için ortak Avrupa veri tabanı
Kazaları açıklığa kavuşturmak ve kıl payı önlenen kazalardan ders çıkarmak için
Allianz SE, üreticiler, düzenleyiciler ve sigorta şirketleri tarafından ortaklaşa
işletilen Avrupa çapında bir veri tabanının oluşturulmasını savunuyor. Aracın
otonom sürüş modunda olduğu trafik kazalarında, hesap verebilirliği sağlamak
ve halkın güvenini korumak için kaza ve güvenlikle ilgili araç verilerine açık
erişimin şart olduğunu söyleyen Roehler, Bu tür bir ortak veri tabanı, mevcut
tüm verilerden ziyade sadece güvenlikle ilgili verilere odaklanmalıdır. Sigorta
şirketleri, araç üreticileri ve düzenleyici makamlar tarafından ortaklaşa geliştirilen
şeffaf bir çerçeve, yol güvenliğini artıracak, halkın güvenini güçlendirecek
ve otonom mobilitenin kabulünü hızlandıracaktır. dedi.
Allianz SE kazalarda ciddi oranda düşüş öngörüyor
Otonom sürüşün güvenlik performansını inceleyen Allianz Teknoloji Merkezi, otomasyonun
yorgunluk, dikkat dağınıklığı veya yanlış karar verme gibi insan hatasından
kaynaklanan kazaları önemli ölçüde azaltacağını öngörüyor. Allianz Teknoloji
Merkezi, geleneksel (Seviye Bir ve İki) ve otomatik (Seviye Üç ve Dört) araçların
karışımının artmasıyla, 2023'ü baz yıl olarak alarak, 2035 yılına kadar Avrupa'da
trafik kazalarının yüzde 20 azalacağını, 2060'tan itibaren ise bu oranın
yüzde 50'nin üzerine çıkacağını belirtiyor. Allianz SE'nin modelleme ve Alman
Sigorta Birliği (GDV)'nin verilerine dayanan bu öngörü, yalnızca teknik potansiyeli
değil, aktif işletim sistemlerinin gelecekteki pazar penetrasyonunu ve otonom
sistemlere sahip olmayan araçlarla karışık trafiğin etkisini de içeriyor.
Allianz SE'nin 20.000 motorlu araç sigortası sorumluluk talebinin analizine göre,
otomatik acil frenleme özelliği standart olarak kurulduğunda, akan trafikte
arkadan çarpma kazaları ortalama olarak %30, gelişmiş sistemler ise, park etme
senaryolarında çarpmadan kaynaklanan kazaları %66 oranında azaltıyor.
Daha az kaza, daha az hasar ödeme talebi anlamına gelir. Ancak otonom araçlar teknolojik
olarak daha karmaşık hale geldikçe hasar taleplerinin de artması bekleniyor.
Dolu veya hırsızlıktan kaynaklanan fiziksel hasar talepleri artarken, yazılım
arızalarından siber saldırılara kadar yeni risk türleri de yeni nesil sigorta
kapsamları gerektiriyor.
Avrupa'da tüketiciler güven ve ihtiyat bekliyor
Otonom araçlara duyulan güven ve kabul düzeyini ölçmek için Allianz SE, yedi Avrupa
ülkesinde (Avusturya, Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre, Çekya ve Birleşik Krallık)
bir tüketici anketi gerçekleştirdi. Sonuçlar, güvenlik iyileştirmelerine
duyulan güveni ortaya koyarken, teknolojik olgunluk konusunda ise belirsizliği
vurguluyor.
Ankete katılanların yarısından fazlası (%56'sı), otonom araçların insanlar tarafından
sürülen araçlardan daha güvenli veya en azından aynı derecede güvenli olmasını
bekliyor. Kullanıcılar ayrıca seyahat süresini başka aktiviteler için kullanma
(ankete katılanların %50'si) gibi potansiyel konfor kazanımlarının yanı sıra
hem kendileri (%40) hem de engelli ve yaşlı insanlar (%65) için daha fazla
hareket özgürlüğü kazanımına da değer veriyor.
Bunun yanında endişeler de devam ediyor. Ankete katılanların %69'u beklenmedik durumlarda
sistemin güvenilirliğinden endişe duyuyor ve %72'si bu teknolojiyi hala
çok yeni ve denenmemiş olarak görüyor. Ankete katılanların yaklaşık dörtte
üçü (%64'ü) ancak istedikleri zaman kontrolü geri alabilirlerse otonom araçlarda
kendilerini rahat hissedeceklerini belirtiyor. Avrupa ülkeleri arasında yapılan
bir karşılaştırma, İtalyanların otonom araçların güvenliğine en fazla güvenenler
olduğunu gösteriyor (%65). Birleşik Krallık'taki katılımcılar ise en eleştirel
yaklaşanlar (%44) olurken, Almanlar ise %57 ile ortada yer alıyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.