Ekonomi

FAO Türkiye, Tohumdan Gıdaya Küresel Fuarında Güney-Güney İşbirliği ve agroekolojik mirasını tanıttı



FAO-Türkiye 10-13 Ekim tarihlerinde İtalya'nın Roma şehrinde Porta Capena Parkı'nda
düzenlenen Tohumdan Gıdaya başlıklı ilk FAO Küresel Fuarına görkemli bir şekilde
katıldı. Fuar, FAO'nun 80. Kuruluş Yıl Dönümünü kutlamak üzere dünya genelinden
Üye Ülkeleri, ortakları ve fuar katılımcılarını bir araya getirdi. Fuarda
Türkiye'yi, ülkenin sürdürülebilir tarım ve uluslararası işbirliğine olan taahhüdünü
yansıtan ve inovasyon, ortaklık ve geleneksel bilginin dayanıklı tarım-gıda
sistemlerinin inşasına nasıl katkıda bulunduğunu gösteren iki armada girişim
temsil etti.
Güney-Güney İşbirliği yoluyla Nijerya'nın kurak alanlarındaki çiftçiler güçleniyor
Küresel Fuarın 11 Ekim'de düzenlenen İnteraktif Konuşmalar bölümü, Türkiye'nin
FAO-Türkiye Ortaklık Programları (FTPP) kapsamında desteklediği armada programlarından
birine ilişkin paylaşımlara sahne oldu. Türkiye-Nijerya Güney Güney İşbirliği:
Borno Eyaleti Kurak Alanlarındaki Küçük Ölçekli Çiftçiler İçin Sürdürülebilir
Bitkisel Üretimin Çeşitlendirilmesinin ve Güçlendirilmesinin Desteklenmesi
başlıklı konuşmada Türkiye ve Nijerya'nın gerçekleştirdiği teknik işbirliği
ve tecrübe paylaşımı yoluyla Borno Eyaleti'nin kurak alanlarında sürdürülebilir
bitkisel üretimin çeşitlendirilmesini teşvik eden ortak girişiminin sonuçları
masaya yatırıldı.
Moderasyonunu FAO Güney-Güney ve Üçlü İşbirliği (PST) Birimi Programından İletişim
Koordinatörü Michela Baratelli'nin üstlendiği oturumun açılış konuşmasında FAO
Merkez Ofisi PST Birimi Direktörü Anping Ye güney-güney işbirliğinin güzel örneklerinden
birini sergileyen bu örnek çalışmada yer alan ortak ve katılımcıları
tebrik etti. Sonrasında konuşan Nijerya Tarım Bakanı Abubakar Kyari ise Türkiye
ile kurulan ortaklığın, dayanışma ve teknik işbirliğinin küçük ölçekli çiftçiler
için nasıl faydalı sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyan ve Afrika için
dönüştürücü nitelikte olan bir model olduğunu ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı
Mehmet Yener, bu işbirliğinin Bakanlığın küresel dayanışma ve ortak çalışmalara
olan katkısını ortaya koyduğunu vurgularken, Türkiye'nin teknoloji, tecrübe
ve ıslah edilmiş bitki ürün ve çeşitleri paylaşımı yoluyla gelişmekte olan
ülkeleri desteklemeye hazır olduğunun altını çizdi. Yener, Kaynakları kısıtlı
olsa da bu ortaklık somut sonuçlar doğurdu ve küçük bütçelerin de özveri ve işbirliği
ruhundan beslendiğinde büyük etkiler yaratabileceğini gösterdi. şeklinde
konuştu.
Benzer şekilde, FAO Tarım Uzmanı ve proje teknik sorumlusu Fazıl Düşünceli, projeyi
Türkiye ve Nijerya'nın sahada birbirlerinden dersler çıkaran ve kurak alan
tarımında Güney-Güney işbirliği model inşa eden gerçek bir uluslararası takım
çalışması olarak nitelendirdi. Türkiye'nin tarım alanındaki etraflı bilimsel kapasitesinin
ve küresel gelişmelere olan katkısının altını çizen Düşünceli, projede
kullanılan tohum çeşitlerinin, fuarda Enstitü Müdürü Hümeyra Yaman'ın temsil
ettiği Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün (TARM) uzun dönemli
ıslah çalışmaları ve araştırmalarının ürünü olduğunu da ilave etti.
FAO Türkiye Ofisinden Proje Koordinatörü Veysel Dönderalp, projenin başarılı sonuçlarını
hem duygusal bir şekilde hem de gurur duyarak anlattı. Döneralp Yeni
bitkiler yeni umutlar doğurdu. ifadesini kullandı. İlk kez Borno Eyaleti'ndeki
çiftçiler bölgenin iklimine tamamen uyumlu olan nohut, mercimek, çörek otu, kişniş
ve çemen otu tohumu ektiler. Bu vesileyle, yerel halkın beslenmesini zenginleştirirken,
yeni pazar fırsatlarına da kapıyı açtılar ve dayanıklı tohumların
daha iyi gıda ve daha iyi yaşam ilkelerine nasıl katkıda bulunabileceğini gösterdiler.


Maiduguri'de bulunan Mohammet Lawan Tarım Kolejinden Zanna Abba Kura Borno Eyaleti'nde
projeyi çiftçilerle bizzat uygulayan kişi olarak, yeni tanıtılan bitkilerin
ve gelişmiş uygulamaların gıda çeşitliliğini, toprak sağlığını ve çiftçilerin
gelirini iyileştirdiğini katılımcılarla birinci elden paylaştı. Kura, Biz sadece
bir proje uygulamadık, bu sadece bir proje değil, Türkiye ve Nijerya arasında
dostluk, güven ve karşılıklı öğrenmeye dayalı bir ortaklık. ifadelerinde
bulundu. Son olarak sözü alan Anping Ye projenin Güney-Güney dayanışmasının güçlü
bir sembolü olduğunun altını çizerken projenin tarımın dayanıklılığının arttırılması
ortak hedefinin iki ülkeyi bir araya getirdiğini ifade etti.
Bolu'nun kadim tahılları ve agroekolojisi ziyaretçilere tanıtıldı
Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Pavyonunda (REU), FAO-Türkiye, ikinci armada girişimi
olan, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Türkiye'nin Bolu
ilinde uygulanan Ekosistem Odaklı Gıda Üretimini Teşvik Ederek Ekolojik Tarım
Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi projesini tanıttı.
Fuarda, beş yenilikçi IZA buğdayı bazlı ürün - ekmek, grisini, kurabiye, muffin
ve kraker - ilk kez görücüye çıkarıldı. IZA buğdayı, yaklaşık 10 000-13 000 yıl
önce ilk kez Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan Karacadağ bölgesinde yetiştirilen
en eski evcilleştirilmiş buğday türlerinden biri. Bu kadim Anadolu tahılı,
modern agroekolojik üretim teknikleriyle yeniden hayata döndürüldü ve ürünler,
proje partnerlerinden biri olan Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından
yürütülen yoğun araştırmalar sonucunda geliştirildi.
Veysel Dönderalp'in heyet başkanlığında, Mehmet Yener, Işıl Eker (Tarım Reformu
Genel Müdürlüğü Daire Başkanı), Hümeyra Yaman, Erdal Eren Yeler (TARM Araştırma
Mühendisi) ve Fazıl Düşünceli'den oluşan FAO-Türkiye Heyeti fuarda sunumlar ve
tadım etkinlikleri aracılığıyla IZA buğdayı ürünlerini uluslararası ziyaretçilere
tanıttı. Heyet, geleneksel ürünlerin ve yerel bilginin modern sürdürülebilirlik
uygulamalarına nasıl ilham verebileceğini katılımcılarla paylaştı.
Etkinlik sırasında, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM)
Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özdemir, Türkiye'de Tohum Endüstrisi, Üretim ve
Yerel Tohumlar başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Özdemir konuşmasında, Türkiye'nin
araştırma kuruluşları ve genetik çeşitliliğinden beslenen güçlü tohum endüstrisinin,
hem ulusal gıda güvenliğini desteklemede hem de küresel anlamda sürdürülebilir
tarıma geçişte hayati bir rol oynadığını vurguladı.

Fotoğraf: ©FAO/ Riccardo De Luca
Özdemir ve proje ekibi, IZA buğdayının yüksek katma değerli gıda ürünlerine başarıyla
dönüştürülmesinin yalnızca proje açısından bir dönüm noktası olmadığını,
aynı zamanda Türkiye'nin agroekolojik vizyonunun ve genetik zenginliğinin bir sembolü
olduğunu belirtirken, bu başarının bilim ve kültür arasındaki bağı güçlendirirken
biyolojik çeşitliliğin ve geleneğin inovasyona ve gıda sistemlerinde
dayanıklılığa nasıl yön verebileceğini ortaya koyduğunu söyledi.
Kutlanan ortaklık ve miras oldu
FAO-Türkiye'nin Tohumdan Gıdaya fuarına katılımı, bu iki girişimin somut sonuçlarını
katılımcılarla buluştururken, Türkiye'nin sürdürülebilir tarımın, yerel tohum
çeşitliliğinin ve Güney-Güney İşbirliğinin teşviki konusundaki liderliğini
bir kez daha gözler önüne serdi. Bolu'nun verimli vadilerinden Nijerya'nın kurak
Borno topraklarına uzanan bu hikaye, FAO'nun misyonunun özünü oluşturan ortaklık
ve miras ruhunu yansıtmakta, herkes için daha iyi üretim, daha iyi beslenme,
daha iyi çevre ve daha iyi yaşam ilkeleriyle şekillenen bir dünyanın inşasına
katkıda bulunmakta.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli
Branch: unknown | Env: local