Ekonomi

Vodafone CEO'su Aksoy Çalışanların fikirlerinden yola çıkan bir kültür inşa etmeye çalışıyoruz



16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen ve moderasyonunu Uluslararası İşbirliği
Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Kaynar'ın yaptığı 'Yönetmek Kolay,
Yönetişim Zor' başlıklı panele Vodafone CEO'su Engin Aksoy, Allianz Türkiye
Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Indorama İplik COO'su Sandip Sharma
ve UN Global Compact Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü katıldı. Panelde
konuşan Vodafone CEO'su Engin Aksoy, yeni nesilde iş yeri tercihlerinin değişmeye
başladığını ifade ederek, Eskiden büyük uluslararası şirketlerde çalışmak
en öncelikli unsur iken, artık öğrenme-gelişim, sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik
ve kapsayıcılık yeni neslin esas olarak aradığı şeyler haline geldi. dedi.

Şeffaflık ve hesap verebilirliğin iş dünyasında nasıl stratejik avantaja dönüştüğünün
tartışıldığı panelde konuşan Vodafone CEO'su Engin Aksoy, genç jenerasyonda
çalışacakları işyeri kriterlerinin değişmeye başladığını belirterek, 20-30
yıl önce, yeni mezun, iyi eğitimli, değer yaratmak isteyen genç biri için yapılacak
en iyi şey, büyük uluslararası şirketlere iş başvurusu yapmak olurdu. Bugün
hâlâ böyle ama tablo biraz değişti. Gençler artık start-up'larda çalışmayı
ya da kendi işlerini sıfırdan kurmayı da seçenek olarak görüyor. dedi.

'ÇALIŞANLARIN FİKİRLERİNDEN YOLA ÇIKAN BİR KÜLTÜR İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ'
Bunun ekonomik gerçeklikler yanında bir diğer önemli nedeninin esneklik olduğunu
kaydeden Aksoy, Vodafone olarak piyasaya getirdiğimiz en önemli şeylerden biri
esneklik. 'Geleceğin İşvereni' başlığıyla bir çalışma grubu kurduk. Bu ekipte
sadece insan kaynakları değil, tüm fonksiyonlardan insanlar var. 'Bu yeni beklentileri
nasıl karşılayabiliriz, bunu gerçekten nasıl hayata geçirebiliriz?' diye
çalışıyoruz. Burada kullandığımız ana araç esneklik. 15-20 yıl önce özel sağlık
sigortası yan haklar arasında bir numaralı tercih iken artık bazı gençler 'Ben
gencim, 25 yaşındayım, sağlık sigortasından çok daha iyi bir telefon isterim'
diyebiliyor. Biz de yan hak paketlerimizi bu tür tercihlere göre esnetiyoruz.
Burada önemli olan verdiğiniz toplam yan hak tutarından çok, çalışanlara sağladığınız
seçenek özgürlük ve kişiselleştirme imkânı. ifadelerini kullandı.

Çeşitlilik ve kapsayıcılık konularının da gençlerin şirket tercihlerinde önemli
olduğunun altını çizen Aksoy, Üst yönetim ekibimize baktığınızda, yaklaşık yüzde
60 erkek, yüzde 40 kadın lider oranımız var. Direktör ve üzeri seviyede ise
yüzde 50 kadın lider oranına ulaştık. Genel şirket içinde kadın lider oranımız
yaklaşık yüzde 44 ve bu, içinde bulunduğumuz sektör için oldukça yüksek. Bu da
çalışanların markamıza duyduğu güveni ve saygıyı artırıyor. Elbette kapsayıcılık
da bunun parçası. İnsanlar kararlara katkı sunmak istiyor. Bazı durumlarda yukarıdan
aşağıya kararlar gerekebilir ama büyük çoğunlukla biz, çalışanların fikirlerinden
yola çıkan bir kültür inşa etmeye çalışıyoruz. Örneğin bütçe ve stratejimizi
her yıl gözden geçirirken süreç en alttaki çalışanlardan başlayıp üst
yönetime bir öneri olarak geliyor. Üst yönetimin aşağıya dikte ettiği bir plan
yerine, çalışanlardan yukarıya doğru gelen bir süreç kurguluyoruz. diye konuştu.

'SADECE DUVARA YAZMAKLA OLMAZ'
Gençlerin tercihlerinde belirleyici olan iki unsurdan daha bahseden Aksoy, şöyle
devam etti:
Bunlardan biri 'sosyal fayda'. Gençler toplum için bir şey yapmak istiyorlar. Bizim
'Vodafone Vakfı' adında bir vakfımız var. Bazı çalışanlarımız bu vakıfta gönüllü
olarak çocuklara, gençlere ve teknolojiye erişimi kısıtlı kadınlara destek
veriyor. Çalışanlarımız çeşitli STK'larda gönüllü olmaya başladı, hayvanlara
yardım eden de var, gezegene odaklanan da, başka alanlarda çalışanlar da... Son
unsur ise öğrenme ve gelişim. İnsanlar çalıştıkları şirketin onlara öğrenme araçları
sunmasını, kendilerini geliştirmelerine imkân tanımasını bekliyor. Bizim
'Red Academy' adını verdiğimiz çevrim içi bir akademimiz var. Çok sayıda program
içeriyor ve biz bu programları kişiselleştiriyoruz. Özetle öğrenme-gelişim,
sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik ve kapsayıcılık yeni neslin esas olarak aradığı
şeyler.

Tüm şirketlerde bazı yönetişim ilkeleri olduğunu ancak çalışanların bu ilkeleri
hissetmesi gerektiğini anlatan Aksoy, Kültürün tanımı işleri yapma biçimimizdir.
Duvarlara yazdığınız ya da şirket dokümanlarına koyduğunuz bir şey değil, gerçekten
nasıl davrandığınız olmalıdır. Dolayısıyla evet, yönetişim ilkeleri var,
ancak şirket kültürü ve üst yönetim ekibinin bu kültürü yaşatma rolü son derece
önemli. Eğer bu kültürü gerçekten yaşıyorsanız, bu, yönetişiminizin de çalıştığı
anlamına gelir. Aksi takdirde yönetişim, sadece resmi olarak uyulan bir kural
seti olmaktan öteye geçemez. diyerek sözlerini noktaladı.

'GÜVENİN TEMELİ ARTIK KURALLARA DEĞİL, SORGULAYICILIĞA VE ŞEFFAFLIĞA DAYANIYOR'
Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes da iyi yönetişimin artık
sadece bir uyum meselesi değil, aynı zamanda cesaret testi olduğunu belirterek,
Geleceğimizi, dedelerimizin ve ninelerimizin alışkanlıklarına göre inşa
edemeyiz. Günümüzde güvenin temeli artık kurallara değil, sorgulayıcılığa ve
şeffaflığa dayanıyor. Bugün pek çok geleneksel organizasyonda yönetim kurullarının
dengeyi koruması, işleri hızlandırması ve kontrol mekanizması olması bekleniyor. dedi.

Türkiye'de bağımsız yönetim kurulu başkanı kavramının oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan
Symes, Bu, büyük bir kültürel dönüşüm gerektiriyor. Şu anda pek çok
şirkette, özellikle aile şirketlerinde, yönetim kurulu başkanlığı genellikle aileden
kıdemli birine veriliyor. Uluslararası şirketlerde ise çoğu zaman CEO ya
da merkezden gelen üst düzey bir yönetici bu sorumluluğu üstleniyor. Bu nedenle,
sadece içeriden bir atama yapmak yerine, gerçekten bağımsız bir ismin göreve
getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim bağımsız bir yönetim kurulu başkanı
olarak görevim, hem titiz hem de açık fikirli olmaktır. Pek çok konuda konuları
farklı açılardan görebiliriz ama her zaman aynı yöne bakarız. Asıl önemli olan,
yönetim kurulunun CEO ile nasıl uyum sağladığı ve şirketin stratejisiyle nasıl
birlikte 'aynı tonda' hareket ettiğidir. Allianz'da ben, şirketi, CEO ile karşılıklı
anlayış temelinde, ama bağımsız bir bakış açısıyla birlikte yürütüyorum.
Bizde yönetim kurulu başkanı en yüksek sesle konuşan kişi değil, en net konuşandır.
ifadelerini kullandı.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli
Branch: unknown | Env: local