Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.
Genel Değerlendirme
-------------------
Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik canlılığını korurken, küresel
büyüme görünümü zayıf kalmaya devam etmiştir. Süregelen belirsizliğe rağmen 2025
yılının ilk yarısında küresel iktisadi faaliyet, talebin öne çekilmesi gibi
geçici unsurların da etkisiyle ılımlı bir seyir izlemiş ve son dönemde birçok ülkede
2025 yılı büyüme tahminleri bir miktar yukarı yönlü güncellenmiştir. Bununla
birlikte, söz konusu unsurların ortadan kalkmasıyla ve küresel ticarette artan
korumacılığın etkisiyle, 2026 yılında da büyüme görünümünün olumsuz etkilenmesi
beklenmektedir. Küresel talep görünümündeki zayıf seyir ve arz yönlü gelişmeler
küresel enerji fiyatlarını baskılarken, enerji dışı emtia fiyatları değerli
ve endüstriyel metal fiyatları kaynaklı olarak yükselmiştir. Küresel dezenflasyon
süreci ülkeler arası farklılaşmalar olmakla birlikte genel olarak hız kaybederken,
tarife adımları enflasyonist riskleri canlı tutmaktadır. Merkez bankaları
söz konusu riskleri gözeterek faiz indirim süreçlerini yavaşlatarak sürdürmüştür.
Süregelen belirsizlikler, GOÜ’lere yönelen portföy akımlarında dalgalı
bir seyre neden olmaktadır.
Mevcut Rapor döneminde küresel risk iştahındaki zayıf seyrin etkisiyle TL cinsi
varlıklara giriş yavaşlamıştır. Küresel risk iştahı, ticaret anlaşmalarına ilişkin
belirsizlikler ve özellikle ekim ayında artan küresel oynaklıklar ile zayıf
seyrini sürdürürken TL cinsi varlıklara giriş yavaşlamıştır. Bu görünüm altında,
Türkiye’nin CDS primi, GOÜ risk primlerine benzer bir seyirle 31 Ekim itibarıyla
245 baz puan düzeyine gerilerken, Türk lirasının ima edilen oynaklığı mevcut
Rapor döneminde yatay seyretmiştir. TCMB rezervlerindeki güçlü toparlanma devam
ederken, TCMB brüt uluslararası rezervleri 24 Ekim itibarıyla altın fiyatlarındaki
artışın da etkisiyle 185,5 milyar ABD doları seviyesine yükselmiştir.
Mevcut Rapor döneminde finansal koşullardaki sıkılık devam ederken, TL mevduat payı
tarihsel ortalamasına yakın seyretmektedir. 11 Eylül ve 23 Ekim tarihli PPK
toplantılarında politika faizindeki toplam 350 baz puan indirimin mevduat ve kredi
faizlerine yansıdığı gözlenmiştir. Parasal sıkılaşma süreci ve KKM hesaplarından
çıkış stratejisi kapsamında alınan kararların etkisiyle mevduat kompozisyonunda
TL ağırlığı yüksek seviyesini korumaktadır. Kredi faiz oranlarındaki gerilemeye
karşın, kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin 13 haftalık yıllıklandırılmış
büyümesinde mevcut Rapor döneminde gerileme görülmektedir.
2025 yılının ikinci çeyreğinde büyüme öngörülerin üzerinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), yıllık bazda yüzde 4,8, çeyreklik bazda
ise yüzde 1,6 oranında artmıştır. Nihai yurt içi talep yıllık bazda büyümenin
sürükleyicisi olurken, çeyreklik bazda ise ilk çeyrekte gösterdiği gerilemeyi
sürdürmüştür. Toplam yatırımlar çeyreklik bazda artarken, özel tüketim ve kamu
tüketimindeki azalışlar nihai yurt içi talebin çeyreklik bazda büyümeyi sınırlamasına
neden olmuştur. Bu dönemde, ihracat gerilerken, küresel ticaret belirsizliklerinin
etkisiyle öne çekilmiş ithalat kaynaklı olarak net ihracat büyümeyi
azaltıcı yönde etkilemiştir. Bu çerçevede, ikinci çeyrekte büyüme öngörülerin
üzerinde gerçekleşmiş olsa da nihai yurt içi talebin zayıf seyrini koruduğu değerlendirilmektedir.
Öncü veriler, yurt içi talebin üçüncü çeyrekte dezenflasyonist düzeyde olduğuna
işaret etmektedir. Bu dönemde, perakende satış hacim endeksinin çeyreklik büyümesi
yavaşlamış ve endeks eğiliminin altına gerilemiştir. Beyaz eşya satışları üçüncü
çeyrekte azalarak eğiliminin altında seyretmiştir. Otomobil satışları ise
ikinci çeyrekteki gerilemenin ardından üçüncü çeyrekte artış kaydetmiştir. Bu
dönemde kartla yapılan harcamalar, çeyreklik bazda artmıştır. Diğer yandan, kart
kullanım oranında son yıllarda tüketicilerin ödeme tercihindeki değişikliğe bağlı
olarak görülen artışın etkisi dışlandığında, tüketim harcamalarının daha ılımlı
gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Nitekim, kart harcamaları üçüncü çeyrekte
uzun dönem eğiliminin altında seyretmektedir. Tüketim harcamalarına ilişkin
firma görüşmelerinden edinilen tespitler de çeyreklik olarak sınırlı artışla
birlikte iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğini teyit etmektedir. Üretim tarafında
ise sanayi üretimi ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte yatay seyretmiştir.
Tipik oynaklık sergileyen sektörler dışlandığında ise sanayi üretimi çeyreklik
bazda sınırlı olarak gerilemiştir. İYA ve PMI gibi anket bazlı göstergeler
yılın üçüncü çeyreğinde sanayi üretimindeki zayıf seyrin devam ettiğini ima etmektedir.
Hizmet üretim endeksi yılın ikinci çeyreğindeki yatay seyrini üçüncü
çeyrekte de sürdürmüştür. İnşaat üretim endeksi ikinci çeyrekte ivme kaybetmekle
birlikte ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte hızlanmıştır. İşgücü piyasası
manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkıdır. Mevsimsellikten
arındırılmış aylık verilerin ortalamalarına göre üçüncü çeyrekte istihdam yüzde
0,2 oranında (65 bin kişi) artmıştır. İşsizlik oranı bir önceki çeyreğe kıyasla
0,1 puan gerilemiş, işgücüne katılım oranı yatay seyretmiştir. Atıl işgücü
oranının, çeyreklik olarak gerilerken yüksek seviyesini sürdürmesi işgücü piyasasının,
işsizlik oranının ima ettiği ölçüde sıkı olmayabileceğine işaret etmektedir.
2025 yılının ikinci çeyreğinde kişi başı reel ücretlerdeki yükselişin, kısmi
emek verimliliğindeki artışın üzerinde gerçekleşmesiyle tarım dışı reel birim
ücretlerin artış kaydettiği görülmektedir.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari işlemler dengesi üçüncü çeyrekte
iyileşme kaydetmiştir. Dış ticaret açığı mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
olarak gerek altın ve enerji ticaret dengelerindeki gerekse altın ve enerji
hariç dış ticaret dengesindeki iyileşmenin etkisiyle üçüncü çeyrekte azalmıştır.
İhracatta bu dönemde gözlenen zayıf görünüm, sektörler ve bölgeler geneline
yayılmıştır. Bu durum, küresel ticarette artan belirsizlikler nedeniyle ikinci
çeyrekte öne çekilen talebin üçüncü çeyrekteki düzeltmesinin bir yansıması olarak
değerlendirilmektedir. Öte yandan, öne çekilmenin daha belirgin gözlendiği
ithalat tarafında üçüncü çeyrekteki azalış ihracata kıyasla daha yüksek oranda
gerçekleşmiştir. Bu dönemde altın ithalatındaki gerileme ve enerji fiyatlarındaki
düşük seyir de ithalattaki düşüşü desteklemiştir. Dış ticaret haddindeki iyileşme
üçüncü çeyrekte de devam etmiştir. Geçici veriler ekim ayında dış ticaret
açığında yükselişe işaret ederken, küresel altın fiyatlarında gözlenen yükselişin
altın talebini artırdığı izlenmektedir. Altın fiyatlarındaki gelişmeler ve
altın ithalatının seyri cari işlemler dengesi açısından önem arz etmektedir. Üçüncü
çeyrekte mevsimsel etkilerle verilen cari fazla ve sermaye girişleri ile
birlikte rezervler güçlü bir toparlanma kaydetmiştir. Bu dönemde doğrudan yatırım,
portföy yatırımları ve krediler kaynaklı net sermaye girişleri gözlenmiştir.
Net hata noksan kalemi negatif bakiye vermiş, resmi rezervler artarak yılın ilk
yarısındaki azalışın önemli bölümünü telafi etmiştir.
Tüketici enflasyonu ekim ayında yüzde 32,9’a gerilemiş ve bir önceki Rapor’da sunulan
tahmin aralığının üst bandının üzerinde gerçekleşmiştir. Son üç aydaki gelişmeler
alt kalemler bazında değerlendirildiğinde, yıllık enflasyona gıda grubu
artış yönünde katkı verirken, diğer ana alt grupların enflasyonu düşürücü yönde
katkı verdiği izlenmiştir. Hizmet grubunda üçüncü çeyrekte özellikle okula dönüş
etkisi belirgin olmuş, zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme
eğilimi yüksek olan kalemlerdeki gelişmeler öne çıkmıştır. Vergi ve yönetilen
kalemlerin manşet enflasyon üzerindeki etkisi ise bir önceki Rapor dönemine
kıyasla zayıflamıştır. Rapor döneminde, uluslararası enerji fiyatları gerilerken
enerji dışı emtia, endüstriyel ve değerli metaller öncülüğünde artmıştır.
Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi tarihsel ortalamasına yakın seyretmiş, haziran
ayında önemli ölçüde yükselen küresel ve Çin’e yönelik taşımacılık endeksleri
ilerleyen aylarda gerilemiştir. Küresel arz yönlü unsurlardaki bu ılımlı seyre
karşın, yurt içinde 2025 yılına ait bitkisel üretim tahminleri kuraklık ve
don gibi arz yönlü unsurların etkisiyle aşağı yönlü güncellenerek, tarım ve gıda
ürünlerinin arzına yönelik belirginleşen olumsuz seyre işaret etmiştir. Bu dönemde
Türk lirası görece istikrarlı bir seyir izlemiş ve değer kaybı sınırlı olmuştur.
Üçüncü çeyreğe dair veriler, talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde
olduğuna ancak dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret etmektedir. Üretici
fiyat artışı ekim ayında önceki aylara kıyasla yavaşlamış, yıllık enflasyon yüzde
27,0 olmuştur. Enflasyon beklentilerindeki gerileme eğilimi kesintiye uğramış,
beklentiler ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru
olmayı sürdürmüştür.
Enflasyonun yüzde 70 olasılıkla, 2025 yıl sonunda yüzde 31 ile yüzde 33 aralığında,
2026 yıl sonunda ise yüzde 13 ile yüzde 19 aralığında gerçekleşeceği tahmin
edilmektedir. Enflasyonun 2027 yıl sonunda tek haneli seviyelere geriledikten
sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağı
öngörülmektedir. 2025, 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 24, yüzde 16
ve yüzde 9 olarak belirlenen ara hedefler bu Rapor döneminde korunmuştur. 2025
yılı tahmin aralığının yukarı güncellenmesinde gıda fiyatı varsayımındaki artış
belirleyici olmuştur. Ayrıca, ana eğilim ve enflasyon beklentilerindeki gerileme
öngörülenden sınırlı gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, Türk lirası cinsi ithalat
fiyatı varsayımındaki güncelleme tahminleri artış yönünde etkilemiştir. Bu
gelişmelerin yanı sıra son dönemde çıktı açığının öngörülenin üzerinde seyretmesi
tahmini yukarı yönde etkilemiştir. 2026 yılına ilişkin gıda ve ithalat fiyatları
varsayımlarındaki güncelleme yıl sonu enflasyon tahminini artırıcı yönde
etkilemektedir. Ancak, para politikasına dair öngörülen patikanın önceki Rapor
dönemine göre daha yukarıda olduğu bir görünüm altında para politikası duruşunun
talep koşulları üzerindeki etkisinin belirginleşmesi ve enflasyon beklentilerinin
iyileşmesi yıl sonu enflasyon tahminini aşağı yönlü etkilemektedir. Söz konusu
yukarı ve aşağı yönlü etkilerin birbirini dengelemesi nedeniyle 2026 yıl
sonu enflasyon tahmin aralığı korunmuştur.
Orta vadeli tahminler üretilirken sıkı para politikası duruşunun fiyat istikrarı
sağlanana kadar sürdürüleceği ve ekonomi politikaları arasındaki eş güdümün devam
ettiği bir görünüm esas alınmıştır. Enflasyon beklentilerinin kısa vadede ara
hedeflere, orta vadede ise yüzde 5 hedefine yakınsaması enflasyonda kalıcı düşüşün
sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Enflasyon beklentileri,
eylül ayında aylık enflasyonun öngörülenin üzerinde gelmesinin etkisiyle artış
göstermiştir. Bu durumun fiyatlama davranışları üzerinde oluşturduğu riskler dikkate
alınarak ekim ayında Kurul faiz indirimini sınırlı tutmuştur. Tahminler,
ara hedefler göz önünde bulundurularak para politikasının enflasyon görünümü odaklı
ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlendiği bir çerçevede oluşturulmuştur. Sıkı
para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon
sürecini desteklemeye devam edecektir. Parasal aktarım mekanizmasını destekleyen
makroihtiyati politikaların etkisiyle kredi büyümesinin öngörülen dezenflasyon
patikası ile uyumlu bir seyir izleyeceği tahmin edilmektedir. Son olarak,
tahmin döneminde diğer ekonomi politikalarının para politikası ile eşgüdümünü sürdürmesi
talep, maliyet ve beklenti kanalları üzerinden enflasyondaki düşüşe katkı
sağlayacaktır.
Tam Metin:
https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/5874dbf7-830b-407c-b900-3a51aa8dce8c/enf25_iv_tam.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-5874dbf7-830b-407c-b900-3a51aa8dce8c-pFtvcfY
Önemli Not: Bu haberde ilişkili internet sitesine link bulunmaktadır.
Kullanıcılarımızın habere erişmek için Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.