Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.
16. Boğaziçi Zirvesi panelinde sermaye piyasaları ve risk yönetimi konuşuldu
Ekonomi
16. Boğaziçi Zirvesi panelinde sermaye piyasaları ve risk yönetimi konuşuldu
16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen ve moderatörlüğünü UİP Yönetim Kurulu
Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş'ın yaptığı 'Küresel Sermaye Akışları ve
Sermaye Piyasalarında Risk Yönetimi: Fırsatlar ve Tehditler ' başlıklı panele
eski Hazine Müsteşarı Dr. Mahfi Eğilmez, Osmanlı Portföy Yönetim Kurulu Başkanı
ve Genel Müdürü Mehmet Gerz, İş Invest Capital Markets Genel Müdür Yardımcısı
Sant Manukyan ve MKK Genel Müdürü Dr. Ekrem Arıkan katıldı. Panelde katılımcılar,
dijitalleşmenin piyasalar üzerindeki etkilerini, risk yönetimi ve regülasyonlar
ekseninde küresel trendleri, yatırımcı davranışlarını ve sermaye akışlarının
geleceğini analiz ederek, finansal karar alma süreçlerindeki stratejik iç görüleri
paylaştı. Osmanlı Portföy Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Gerz
serbest fonlar borsa için problem haline gelmeye başladığını söylerken, nitelikli
yatırımcı sınırının 10 milyon TL'ye yükseltilmesi gerektiğini belirtti.
ABD'de Donald Trump'ın başkan olarak seçilmesinin ardından dünyaya bir belirsizlik
halinin hakim olduğunu belirten eski Hazine Müsteşarı Dr. Mahfi Eğilmez, böyle
bir dünyada çok net kararlar vermenin ve çok net tahminler yapmanın çok zor
olduğunu kaydetti. Sermaye piyasaları ve finans piyasalarının da böyle bir dünyanın
içinde olduğunu kaydeden Eğilmez, belirsizlik yansımalarının giderek arttığına
dikkat çekti.
Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut duruma da değinen Eğilmez, en büyük hatanın
2021 Eylül ayında başlayan faiz indirimleri olduğunu söyledi. Eğilmez, 2021 yılında
eylül ayında enflasyon yüzde 19, faizler de yüzde 19 iken Merkez Bankası
faizleri indirmeye karar verdi. Sonra enflasyon yüzde 80'lere vardığında bizim
faiz yüzde 8,5'tu. İşte bugün yaşadığımız problemlerin yüzde 80-90'ı buradan çıktı.
Sanayici şu anda faizlere çok kızıyor ama o dönemde bedava krediler kullanıldı
ve Türkiye maalesef bu hale geldi. Şimdi de buradan çıkmaya uğraşıyoruz.
dedi.
SON 30 YILIN EN ÖNEMLİ HİKAYESİ ÇİN
İş Invest Capital Markets Genel Müdür Yardımcısı Sant Manukyan da son 30 yılın en
önemli hikayesinin Çin olduğunun altını çizerek, birçok kişi itiraz etse de ABD
Başkanı Trump'ın Çin'e karşı doğru adımlar attığına inandığını belirtti. Manukyan,
Çin çok dişli bir şekilde geliyor. Bu gelmesi, ekonomi olmanın dışında,
aynı zamanda kendi modelini üretmesi. Size burada ilginç bir rakam vereceğim:
Çin'de özel sektör ve hane halkının toplam borçluluk oranı yüzde 300'ü geçmiş durumda.
Bu oran bir anlamda yatırımların çok da verimli olmadığını gösterse de
batılıların borçluluğuna göre önemli bir fark var. Mesela İngiliz Merkez Bankası
Fransa ile olan savaşı fonlamak için kurulmuş. Batının borçları ağırlıklı savaş
kaynaklı borçlar aslında. Çin'de ise öyle bir şey yok. Çin'in ilginç bir model
olmasının nedeni, bu son yükselişin gerçekten belli ölçüde daha barışık, daha
kollektif bir yükselişten kaynaklanıyor olması. dedi.
Dünyada artık çok ciddi bir mücadelenin başladığını kaydeden Manukyan, şöyle devam
etti:
Mesela Trump bakıyor, Çin'de iç tüketimin zayıf olması bilinçli, artı aşırı üretim
bilinçli. Gerçek anlamda bağımsız merkez bankası var mı, yok. Büyük bir işsizlik
sorunu veya büyük bir enflasyon sorunu var mı, hayır yok. Dolayısıyla diyor
ki, 'bizde FED enflasyon yüzde 2'ye gelince kenara çekiliyor. Oysa burada bir
savaş veriyoruz biz. Dolayısıyla benim arkama geçmesi lazım.' Doğruyu yanlışı
tartışmıyorum ama ortam değişiyor, bunu anlamamız gerekiyor.
İKİ AYRI PİYASA OLUŞACAK
Bu ortamda sermaye piyasalarında da önemli gelişmeler yaşandığını söyleyen Manukyan,
Birincisi sermaye piyasaları 10 yıllıklara baktığınızda giderek ayrışacak,
iki tane piyasa çıkacak. Şu anda nasıl ki Rusya'da baktığın yere göre değişen
iki ayrı fiyat var, yarın öbür gün ABD 'biz Çinli şirketlerin borsamıza kote olmasına
izin vermiyoruz' diyebilir. İkincisi, hafta sonu Çin'de bir altın kararı
alındı. Çin'in en büyük korkularından bir tanesi ödeme sistemlerinde hala yeni
olması. Dolayısıyla o tarafta Çin'in altın alımları sadece ABD'ye güvenmemesi
değil, sistemden atılırlarsa, altını bir ödeme sistemi, bir takas sistemi olarak
kullanma isteği. Dolayısıyla biz emtialarda da bir ayrışma göreceğiz. Amerika'nın
2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaptığı en zekice şey, bütün ülkelere ham maddelere
erişim imkanı vermesiydi. Biz şu anda bir paylaşım savaşına gitmiyoruz çünkü
konu ham maddeye erişim değil. Bizde de çok tartışılıyor. İşte şu kadar nadir
element rezervi var diye. Hatta yurt dışına satılmasın deniyor. Ama şu anda
nadir element çıkarttıktan sonra bunu Çin'e göndermeyecekseniz hiçbir şey yapamıyorsunuz,
çünkü bütün teknoloji Çin'de. Dolayısıyla ham maddeye erişmek değil,
tamamlanmış ürüne erişmek üzerinden bir kavga olduğunu görüyoruz. diye konuştu.
NİTELİKLİ YATIRIMCI SINIRI 10 MİLYON LİRAYA ÇIKSIN
Osmanlı Portföy Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Gerz de konuşmasında
sermaye piyasalarındaki serbest fonlara vurgu yaptı ve bu fonların borsa için
bir problem haline gelmeye başladığına dikkat çekti.
Türkiye'deki toplam fon büyüklüğünün 120 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten
Gerz, bunun dörtte üçünün de serbest fonlar ve para piyasası fonlarında olduğunu
ifade etti. Normal fonlarda portföydeki tek bir hissenin ağırlığının yüzde
10'u geçemeyeceğini, serbest fonlarda ise daha fazla risk almaya olanak vermek
için bir limit olmadığının altını çizen Gerz, Yüksek faiz son 1,5 yıldır borsanın
performansını o kadar engelliyor ki borsada getiri kalmayınca, ilginin endeks
hisselerinden endeks dışı daha ufak hisselere kaydığını görüyoruz. Bu ufak
hisselerde de maalesef spekülasyon ve yer yer artan oranda manipülasyonun olması
yatırımcıyı rahatsız ediyor. Bu konuyu artık dile getiriyoruz çünkü bir süre
konuşulmuyordu. En son birkaç gün önce gerek Bakan Şimşek, gerekse de SPK Başkanı
bu konuyu adını koyarak dile getirdiler. Ben de bu sektöre iyi niyete katkı
yapmak isteyen kişilerin çekinmeden konuşması gerektiğini düşünüyorum. dedi.
Gerz, şöyle devam etti:
Sonuçta serbest fonlar Borsa için bir problem haline gelmeye başladılar. Buradaki
en önemli problem, serbest fonlara sadece nitelikli yatırımcılar yatırım yapabiliyor.
Nitelikli tanımı globalde 1 milyon dolar finansal varlığı olan kişi iken
Türkiye'de sadece 1 milyon TL. Tam 10 senedir 1 milyon lira finansal varlığı
olanlar nitelikli yatırımcı sayılıyor. Bu çok düşük bir rakam ve bu sakıncayı
bugünlerde yaşamaya başladık. İlk öneri olarak buradan nitelikli yatırımcı sınırının
acilen 1 milyon liradan en az 10 milyon liraya çıkartılması gerektiğini
önermek istiyorum.
MKK Genel Müdürü Ekrem Arıkan da panelde yaptığı konuşmada MKK'nın yaptığı çalışmalardan
bahsetti. Merkezli Kayıt Kuruluşu'nun dünyada CSD olarak en iyi saklama
kuruluşlarından olduğunu belirten Arıkan, hatta Amerika'da CSD Association tarafından
nasıl bu kadar ürün ve hizmet çeşitliliği sağladıklarını anlatmak için
davet aldıklarını belirtti. Bu ürün ve hizmet çeşitliliğini artırmaya devam edeceklerini
kaydeden Arıkan, MKK'nın piyasaların şeffaflaşması adına çok önemli
bir görevi yerine getirdiğinin altını çizdi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.