BİST:
Haftanın ilk işlem gününe pozitif başlayan BIST 100 Endeksi, günün devamında satıcılı
bir seyir izledi ve %1,24 düşüş kaydederek günü 10.789,03 puan seviyesinden
kapattı. Sektörel endekslerde Bankacılık Endeksi %1,97 düşüş kaydederken, Sınai
Endeksi % 1,35 düşüş kaydetti. Aracı Kurumlar Endeksi %5,38 yükseliş kaydederek
en çok pozitif ayrışan endeks olurken, Ulaştırma Endeksi %3,44 düşüş kaydederek
en çok değer kaybeden endeks oldu. Viop yakın vadeli endeks kontratı ise
akşam seansını %0,25 yükseliş ile tamamladı. Dün açıklanan sanayi üretim endeksi
verilerine göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış üretim eylülde bir
önceki aya göre %2,2 düşüş kaydetti. Küresel tarafta ise hisse senedi piyasalarında
risk iştahının yüksek olduğu bir gün oldu. ABD borsaları 1 Ekim'den bu yana
kapalı olan federal hükümetin yeniden açılacağına dair beklentilerin artması
ile günü yükselişle tamamladı. Dow Jones Endeksi %0,81 yükseliş kaydederken, S&P
500 Endeksi %1,54, Nasdaq Endeksi ise %2,27 yükseliş kaydetti. Avrupa ve Asya
borsalarında da pozitif fiyatlamalar hakimdi. Yeni güne ABD'de hükümete ocak ayı
sonuna kadar finansman sağlanmasını öngören geçici büt-çe tasarısının Senato'da
yapılan oylamada kabul edildiğine yönelik haber akışı ile başlı-yoruz. Senato'dan
geçen bütçe tasarısı Temsilciler Meclisi'nde de kabul edilirse imzala-ması
için ABD Başkanı Donald Trump'ın masasına gidecek. Trump'ın da söz konusu tasarıyı
imzalamasının ardından ABD'de federal hükümetin yeniden açılması bekleni-yor.
Bu sabah Asya borsalarında negatif fiyatlamalar hakim. Vadeli endekslerde
ABD vadelileri yatay negatif, Avrupa vadelileri ise pozitif fiyatlanıyor. Günün
makroekonomik veri ajandasında yurt içinde eylül ayına yönelik perakende satışlar
verisi dışında öne çıkan majör bir veri bulunmazken, yurt dışında İngiltere'de
işsizlik oranı verisi, Euro Bölgesi ve Almanya'da ZEW Ekonomik Güven Endeksi
verisi öne çıkıyor. Ayrıca, ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması takip edilecek.
BIST 100 endeksinin güne sınırlı pozitif bir başlangıç yapmasını, sonrasında ise
dalgalı bir seyir izlemesini beklemekteyiz.
Para Piyasaları:
USD/TRY kuru haftanın ilk işlem günü 42,1861-42,2410 bandında işlem görerek gün
sonunu, önceki gün sonuna göre %0,06 oranında değer kazancıyla 42,2345 seviyesin-den
tamamladı. Sepet bazında Türk Lirası ise %0,06 oranında değer yitirdi. Borçlanma
araçları piyasasında %32,66-%32,83 seviyeleri arasında hareket eden on
yıllık göster-ge tahvilinin getirisi önceki kapanışa göre 25 baz puan artışla günü
%32,83'den tamamladı.
Yurt İçi Gündem:
Sanayi üretimi eylülde aylık %2,2 azaldı ve yıllık %2,9 artış kaydetti. Üretimdeki
yavaşlama ve dalgalı seyir devam ediyor.
Sanayi üretim endeksi verilerine göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış
üretim eylülde bir önceki aya göre %2,2 düşüş kaydetti. Aylık üretimdeki yavaşlama
yıllık üretim artışını %2,9 seviyesine çekti (önceki %7,3). Faiz indirimlerinde
ihtiyatlı duruş üretim verilerindeki ivmelenmeyi yavaşlatıyor. Küresel belirsizliklerin
devam etmesi de dış talep kaynaklı iç üretim üzerinde baskı kurmaya
devam ediyor. Üçüncü çeyrekte sıkı para politikasının devamı ve dezenflasyon
sürecindeki yavaşlama, sanayi üretimi üzerinde negatif etki yaratacak gibi görünüyor.
Çıktı açığının da uzun bir süre yatay bölgede seyredecek olması gerçekleşen
üretim verilerini potansiyel üretim seviyesinin altında tutacaktır. Son enflasyon
raporunda da değinildiği üzere, şirketlerin yüksek faiz döneminde tampon
olarak kullandıkları kendi iç kaynaklarına yönelmesi üretimdeki yavaşlamaya rağmen
iç talepteki canlılığı sürdürüyor. Enflasyon ve büyüme arasındaki korelasyonun
beklenen etkiyi yaratmaması bu noktada ayrışmaya sebep oluyor. Ekono-mi yönetimi
büyümeden ödün vermeden dezenflasyon sürecini inşa etmiş, fiyatlardaki
gerilemenin üretim ve istihdama etkisinin sınırlı olacağı bir baz senaryo üzerinden
para politikası duruşu sergilemişti.
Mevcut durumda enflasyonda atalet ve gıda fiyatları nedeniyle düşüş hızı yavaşlarken,
üretim verileri sıkılığı daha belirgin şekilde hissediyor. Son dö-nemdeki
enflasyon eğilimi dikkate alındığında ve para politikası metinlerindeki mesajlar
birlikte düşünüldüğünde sıkı duruş bir süre daha devam edecektir. Bu kapsamda
son çeyrekte üretimde daha sakin ve yataya yakın bir seyir görebiliriz.
Politika yapıcıların önceliği maliyeti ne olursa olsun enflasyonu hedeflerle uyumlu
bir seviyeye çekmek olduğundan, faiz indirim patikası önceki tahmin-lerle belirgin
şekilde farklılaştı. Yıl sonu enflasyonun %32-33 seviyelerinde dengeleneceği
bir durumda son altı aylık dezenflasyon süreci olumsuz bir görünüm sergiliyor.
Bu da uzun süredir üretim ve sipariş dinamiklerini faiz indirimlerine bağlayan
reel sektör üzerinde negatif baskı yaratıyor. Her ne kadar finansman maliyetleri
gereken sıkılığı yaratmasa da TCMB, firmaların kredi kullanımı sıkılık
düzeyinin ima ettiği seviyelere gelene kadar geri adım atmaya-caktır. Bu döngü,
düşük büyüme-yataya yakın üretim ve görece yüksek enflasyon seyri ile 2025 yılını
tamamlayacak. Bu nedenle, politik belirsizlikler ile fiyatlama davranışları
ve beklenti kanalındaki yukarı yönlü seyir TCMB'nin hareket alanını sınırlandırıyor.
Özellikle hizmet ve gıda enflasyonunda yapı-sal bir kırılma yaşanmazsa,
2026 ilk yarısına kadar üretim verilerindeki dalgalı ve yataya yakın seyir devam
edecektir.
Politika yapıcıların önceliği maliyeti ne olursa olsun enflasyonu hedeflerle uyumlu
bir seviyeye çekmek olduğundan, faiz indirim patikası önceki tahmin-lerle belirgin
şekilde farklılaştı. Yıl sonu enflasyonun %32-33 seviyelerinde dengeleneceği
bir durumda son altı aylık dezenflasyon süreci olumsuz bir görünüm sergiliyor.
Bu da uzun süredir üretim ve sipariş dinamiklerini faiz indirimlerine bağlayan
reel sektör üzerinde negatif baskı yaratıyor. Her ne kadar finansman maliyetleri
gereken sıkılığı yaratmasa da TCMB, firmaların kredi kullanımı sıkılık
düzeyinin ima ettiği seviyelere gelene kadar geri adım atmaya-caktır. Bu döngü,
düşük büyüme-yataya yakın üretim ve görece yüksek enflasyon seyri ile 2025 yılını
tamamlayacak. Bu nedenle, politik belirsizlikler ile fiyatlama davranışları
ve beklenti kanalındaki yukarı yönlü seyir TCMB'nin hareket alanını sınırlandırıyor.
Özellikle hizmet ve gıda enflasyonunda yapı-sal bir kırılma yaşanmazsa,
2026 ilk yarısına kadar üretim verilerindeki dalgalı ve yataya yakın seyir devam
edecektir.
Şirket Haberleri:
Aksa Enerji (AKSEN), 3Ç25'te, piyasa medyan beklentisi olan 922mn TL ve bizim beklentimiz
olan 900mn TL'nin hafif üzerinde 957mn TL net dönem karı açıkladı (3Ç24:
881mn TL net kar). 3Ç25'te enflasyonist ortama rağmen başarılı gider yönetimi
sonucu elde edilen esas faaliyet karındaki artış ile birlikte hem yurt içi hem
de yurt dışı operasyonal performanstaki iyileşme sayesinde artan FAVÖK net kar
rakamını destekledi. Buna karşın faiz giderlerindeki azalış finansman maliyetlerini
düşürse de kur farkı gelirlerindeki azalma bu olumlu etkiyi dengeleyemedi
ve net kâr üzerinde baskı oluşturdu. Ayrıca, artan net parasal pozisyon kayıplarının
da etkisiyle vergi öncesi karın yıllık %15,5 düşüşle 1.454 mn TL'ye gerilemesi
karlılığı baskıladı.
Aksa Enerji 3Ç25'te piyasa medyan beklentisi olan 10.493mn TL 10.500mn TL seviyesinde
bulunan beklentimizin altında gerçekleşerek yıllık %12,8 düşüşle 9.533mn
TL net satış geliri elde etti. Afrika ve Asya hariç elektrik satışları 9A25 döneminde
geçen seneye kıyasla %57,1 artış göstererek 7.029 GWsa seviyesinde gerçekleşirken,
ortalama spot elektrik fiyatları 3Ç25'te yıllık bazda %14,2 artışla
2.878 TL/Mws (3Ç24: 2.520 TL/Mws) seviyesinde gerçekleşti. Satış gelirlerindeki
azalışa rağmen başarılı gider yönetimi sayesinde brüt kar marjı %19,5 seviyesinden
%29,2 seviyesine yükseldi.
Şirket'in, TMS-29 etkisi dahil FAVÖK rakamı, piyasanın medyan beklentisi olan 2.800mn
TL ve bizim beklentimiz olan 2.900mn TL'nin sırasıyla %9,09 ve %5,8 üzerinde
gerçekleşerek 3Ç25'te yıllık %34,7 artışla 3.080mn TL seviyesinde gerçekleşti.
FAVÖK hem yurt içi hem de yurt dışı operasyo-nal performanstaki iyileşme sayesinde
güçlendi. FAVÖK marjı 3Ç25'te %32,3 seviyesine yükseldi (3Ç24: %20,9).
Ayrıca, FAVÖK içerisinde Asya ve Afrika santrallerinin ağırlığı devam etti. Öte
yandan yılın ilk 9 ayında 31,1 milyar TL FAVÖK'ün 5,8 milyar TL'si Asya'dan (Talimercan
Santrali'nin tam kapasite etkisi) geldi.3,4 milyar TL'si Afrika'dan gelirken,
21,8 milyar TL'si ise Türkiye'den geldi.
Net borç arttı- devam eden yatırımlar için kullanılan krediler nedeniyle Şirketin
net borcu 2025/06 sonundaki 39.316mn TL seviyesinden, 41.311mn TL seviyesine
yükseldi. Net borç/FAVÖK rasyosu 3.65x seviyesinde bulunmaktadır.
Bim (BIMAS) 3Ç25'te TMS 29 enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarına
göre RT piyasa ortalama beklentisi olan 4.167mn TL'nin ve bizim beklentimiz olan
4.604mn TL'nin üzerinde, yıllık %9,1'lik düşüşle 5.275mn TL net kâr açıkladı
(3Ç24: 5.800mn TL). Bu çeyrekte oldukça kuv-vetli gerçekleşen faaliyet karlılığının
yanı sıra finansal yatırımlardan gelirlerin ve net parasal kazancın desteğiyle
Şirket, 3Ç25'te beklentilerin üzerinde 5.275mn TL net kar rakamı kaydetmiştir.
Diğer taraftan, vergi giderlerindeki artış, net finansman giderlerindeki yükseliş
ve net parasal kazanç kaleminin geçen yılın aynı dönemine göre düşüş göstermesi
net kar rakamı üzerinde baskı oluşturan unsurlar olarak göze çarpmıştır.
Net kâr marjı 3Ç25'te, 3Ç24'e göre 0.6yp düşüş göstererek %2,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Şirket'in FAVÖK rakamı ise 3Ç25'te yıllık %83'lük artışla RT piyasa
ortalama beklentisi olan 11.230mn TL'nin %18 üzerinde (Şeker: 11.280mn TL)
13.235mn TL olarak gerçekleşmiştir. Satış gelirleri açısından bakıldığında Şirket,
TMS 29 etkileri dahil yıllık reel %7'lik artışla 179.681mn TL'lik (3Ç24: 167.868mn
TL) net satış geliri açıklamıştır (RT Piyasa Ort.: 180.202mn TL, Şeker:
179.962mn TL).
TMS 29 etkileri hariç bakıldığında ise Şirket, 3Ç25'te yıllık %48'lik artışla 8.041mn
TL'lik net kar elde etmiştir (3Ç24: 5.446mn TL). Bu çeyrekte net satış gelirleri,
yükselen sepet hacmi (3Ç25: 244,87 TL, 3Ç24: 181,40 TL) (+%35) (TMS-29
hariç), artmakta olan mağaza sayısının pozitif katkısıyla (3Ç25: 14.231, 3Ç24:
13.377, yıllık %6'lık büyüme - 3Ç25: 106 yeni Bim Türkiye, 29 Bim Fas, 4 Bim Mısır,
17 yeni FİLE mağazası açılışı) 3Ç25'te yıllık %42'lik artışla 176.034mn TL
seviyesine ulaşmıştır (3Ç24: 123.575mn TL). Diğer taraftan, Şirket'in kendi markalı
ürünlerinin satış içerisindeki payı ise 3Ç25'te %54 olarak gerçekleşmiştir.
Bu çeyreği TMS 29 hariç (TFRS-16 dahil) %8,6 FAVÖK marjı ile sonuçlandıran
Bim, 3Ç25'te operasyonel taraftaki Sepet Hac-mi/Mağaza Başına Günlük Satış Hacmi
(3Ç25: 133.334 TL, 3Ç24: 101.006 TL, yıllık %32'lik artış) bazlı yükselişle
yıllık %64'lük artışla 15.130mn TL FAVÖK rakamı elde etmiştir (TMS 29 Hariç).
Şirket'in nakit pozisyonu (TMS 29 hariç), 3Ç25'te 2Ç25'e göre artış göstermiş,
3Ç25 sonu itibariyle 3.582mn TL olarak gerçekleşmiştir (2Ç25: 2.921mn TL). Kısa
vadeli finansal varlıklar dâhil olmak üzere Şirket'in 3Ç25 sonu itibariyle nakit
pozisyonu ise işletme faaliyetlerinden elde edilen nakit akışı sayesinde 2Ç25'e
göre yıllık bazda %39,7 artış göstererek yaklaşık 19mlyr TL seviyesinde gerçekleşmiştir
(Pozitif).
Doğuş Otomotiv (DOAS), 01.01.2025 - 30.09.2025 döneminde oluşan ara dönem kârından,
kâr payı avansı dağıtılmamasına karar verildiğini duyurmuş-tur.
Mia Teknoloji (MIATK), 36 ay süreyle geçerli olacak yeni bir pay geri alım programı
başlatma kararı almıştır. Program kapsamında, 49,4 milyon TL nomi-nal tutarlı
(sermayenin %10'u) payın geri alınması planlanmakta olup, bu amaçla 1 milyar
TL tutarında fon ayrılmıştır. Geri alım programı, 17 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilecek
Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda pay sahiplerinin onayına
sunulacaktır. (Pozitif)
Petkim (PETKM) tarafından paylaşılan verilere göre, 03-07 Kasım 2025 haftasında
etilen-nafta makası, nafta fiyatlarındaki %1,1 haftalık düşüşe rağmen, etilen fiyatlarında
görülen %3,2'lik haftalık düşüşün etkisiyle bir önceki haftaya göre
%12,1 azalarak 114 $/ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Etilen-nafta makasında görülen
bu belirgin düşüş doğrultusunda, açıklanan verileri Petkim açısından negatif
olarak değerlendiriyoruz.
Pegasus (PGSUS) CEO'su Sayın Güliz ÖZTÜRK, TV kanalında Pegasus'un gündemine dair
açıklamalarda bulunmuştur. Öztürk, enflasyonun düştüğü ortamda 2026'da maliyetler
açısından biraz daha rahatlama olacağını ve Pegasus'un maliyet artışlarına
rağmen dünyadaki havayolları arasında en düşük birim gidere sahip şirketler arasında
olduğunu ve yer almaya devam edeceğini ifade etmiştir. %60 yakıt hedge oranıyla
bu senenin kapatılacağını ve gele-cek sene için de şu anda %40-50 arası
yakıt hedge olduğunu belirten Öztürk, 2026'da yakıt fiyatlarında önemli bir yükseliş
olmayacağını öngördüklerini ve 2025 seviyelerine benzer fiyatlar olabileceğini
belirtmiştir. Diğer taraftan, yapılan yatırımlar doğrultusunda her yıl filoya
yeni uçakların katılması nedeniyle borçluluğun arttığını ifade eden Öztürk,
şu an için 3'ün üzerinde olan Net Borç/FAVÖK oranının 2026 yılı için 3'ün hafif
altında seyredebileceğini belirtmiştir. Yeni nesil uçaklarla ve motorlarla
birlikte yaklaşık %18-%20 yakıt tüketiminde avantaj sağlanacağını açıklayan Öztürk,
Pegasus'un Sabiha Havalimanı'na, yeni uçakların da filoya katılmasıyla yaklaşık
150mn Dolar tutarında, gelecek senenin başında ve sonunda açılacak 2 tane
hangar yatırımının yapıldığını ifade etmiştir (Hafif Pozitif).
Selçuk Ecza (SELEC), 3Ç25'te piyasa medyan beklentisi olan 163mn TL'nin üzerinde
ve bizim beklentimiz olan 200mn TL'nin hafif üzerinde 223mn TL net zarar açıkladı
(3Ç24: 273mn TL net kar). 3Ç25'te etkin stok ve marj yönetimi sayesinde satış
gelirlerinde %6,7'lik artış kaydedilmesine rağmen, artan maliyetler nedeniyle
zayıflayan operasyonel performans esas faaliyet kârında gerilemeye yol açtı.
Buna ek olarak, parasal pozisyon kaybı ve ertelenmiş vergi gideri de zarar oluşumunda
etkili oldu.
3Ç25'te Selçuk Ecza, bizim 40.380mn TL olan tahminimizin ve 40.000mn TL olan piyasanın
medyan beklentisinin sırasıyla %4,5 ve %5,5 üzerinde gerçekleşerek yıllık
%6,7 artışla 42.205mn TL net satış geliri elde etti. Türkiye'de 2025 yılı ilk
9 aylık dönemde yaklaşık 477,16 milyar TL tutarında, yaklaşık 2,16 milyar kutu
ilaç satılmış ve bu veriler çerçevesinde Şirketin pazar payı TL bazında %37,41,
kutu bazında ise %37,63 olmuştur. Dönemsel Avro kuru güncellenmedi. Hatırlanacağı
üzere referans Euro kuru Ekim 2024'te %23,5 oranında artırılmıştı.
TMS-29 etkisi dahil FAVÖK 3Ç25'te hem bizim hem de piyasanın medyan beklentisi olan
800mn TL'nin üzerinde yıllık %15,2 düşüşle 1.097mn TL seviyesinde gerçekleşti
(3Ç24: 1.294mnTL). Etkin stok ve marj yönetimi satış gelirlerini desteklese
de güncellenmeyen Dönemsel Avro kuru ve artan maliyetler FAVÖK'teki düşüşte belirleyici
oldu. Brüt kar marjı %8,2, FAVÖK marjı %2,6 ve net kar marjı ise -%0,5
gerçekleşti (3Ç24: %8,6, %3,3, %0,7).
Sonuç olarak, ilaç fiyatlarında dönemsel Euro kuru güncellemesinin yapılmaması ve
maliyetlerin artmaya devam etmesi, şirketin finansalları üzerinde baskı oluşturmaya
devam etmektedir. Bu nedenle, kısa vadede hissenin performansı üzerinde
nötr bir etki yaratmasını bekliyoruz.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı
kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy
yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında
imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların
kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve
getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun
sonuçlar doğurmayabilir.
Önemli Not: Bu haberde dosya eki bulunmaktadır. Kullanıcılarımızın dosyaya erişmek için
Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -