Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.
Basın Bülteni- Brand New World zirvesi, geleceğin kodlarını çözmek için liderleri ve vizyonerleri bir araya getirdi
Ekonomi
Basın Bülteni- Brand New World zirvesi, geleceğin kodlarını çözmek için liderleri ve vizyonerleri bir araya getirdi
Brand New World temasıyla geleceğin kodlarını çözmek için bir araya gelen dünya
çapındaki düşünürler, yaratıcı endüstri liderleri, filozoflar zirvenin ilk gününe
damga vurdu. Sahne, felsefi derinlik, ilham ve geleceği şekillendiren başarı
formüllerinin buluşma noktası oldu.
Kendi alanlarında çığır açan sektör öncüleri ve yaratıcı dehalar, zirveye giden
yolun stratejilerini paylaştı. Başarı hikayelerinin perde arkasını aralayan liderler,
azim, stratejik disiplin ve vizyonun, bir fikri nasıl küresel bir başarıya
dönüştürdüğünün altını çizdi.
İlk gün, yarının dünyasını tasarlamak için gereken ilhamı ve somut başarı stratejilerini
bir araya getirdi.
Reklamcı Andrey Tyukavkin, Kronik Yaratıcı Bozukluk: Nörolojik Bir Durum Olarak
Hayal Gücü başlıklı oturumunda, yaratıcı insanların beyninin gerçekten farklı
çalışıp çalışmadığı sorusuna yanıt aradı. Kendi tuhaf çocukluk deneyiminden
yola çıkan Tyukavkin, beynin kısa yolları tercih eden tembel doğasına karşı gelmenin
yaratıcılığın özü olduğunu vurguladı. Nörolojik vakalardan örneklerle, sapak
düşünmenin, yani kestirme yoldan sapmanın, büyük fikirlerin doğduğu alan
olduğunu belirtti. Yaratıcılık, beynin kolay yolu seçmesine izin vermemekte ısrar
etmektir, diyen Tyukavkin, çılgın ya da tuhaf olarak nitelendirilen fikirlerin
aslında yaratıcı zekânın en doğal çıktısı olduğunu söyledi.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Ahmet Gülüm, milli sporcularımız Buse Naz
Çakıroğlu ve Ferhat Arıcan'ın Yekta Kopan moderatörlüğünde gerçekleştirdiği
İstanbul ve Olimpiyatlar: Bir Şehrin Vizyonu ve Bir Şampiyonun Hikâyesi oturumu,
sporun ekonomik ve kültürel gücünü merkeze aldı. Gülüm, 2,6 trilyon dolarlık
küresel spor endüstrisinin artık moda, medya, turizm ve markalaşma ile iç içe
geçtiğini vurguladı. Türkiye'nin spor iletişimi yatırımlarında hâlâ gelişme potansiyeli
olduğunu belirterek, İstanbul'da gerçekleşecek 2027 Avrupa Oyunları ve
2036 Olimpiyat adaylığının ülke için stratejik bir fırsat olduğunu söyledi. Sporcular
ise olimpiyat hazırlıklarını, zihinsel dayanıklılığı ve genç nesillere
ilham olmanın değerini anlattı.
Ekonomi alanında ise Prof. Dr. Hakan Kara, Türkiye Gündemi: Ekonomide Küresel Dalgalar
ve Yerel Gerçekler oturumunda, 2026'ya yaklaşırken küresel ve yerel ekonominin
gidişatını değerlendirdi. Türkiye'nin yönetilen kur politikasıyla geçici
bir denge yakaladığını, ancak bunun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Enerji fiyatlarındaki düşüşün piyango etkisi yarattığını belirten Kara,
2025 sonunda enflasyonun %30-33 bandında kalacağını öngördü. Türkiye'nin küresel
dalgalanmalar arasında ortalamanın altında kaybedenlerden biri olabileceğini
söyleyerek, rasyonel politikalara bağlı kalmanın kritik önemine dikkat çekti.
Dr. Pınar Balcı, Yeni Dünyanın Yeni Pandemisi: Brain Rot başlıklı sunumunda, dijital
çağın görünmez salgınını anlattı. Sürekli bildirim, içerik ve ekran maruziyetinin
insan beynini yorduğunu, odaklanma, derinleşme ve dinlenme kapasitesini
azalttığını belirtti. Sosyal medyanın kalabalıklar içinde yalnızlaşmayı tetiklediğini
söyleyen Balcı, dopamin dengesinin bozulmasının motivasyon kaybı ve kilo
artışıyla doğrudan ilişkili olduğunu aktardı. Çözüm olarak dijital detoks,
gerçek sosyal etkileşimler ve kaliteli uyku rutinlerini önerdi: Hiçbir dijital
uyarı, gerçek bir kahkahanın yerini tutamaz.
Filozof Wilhelm Schmid, Yaşam Sanatı: Modern Zamanlarda Nasıl Yaşanır başlıklı
etkileyici konuşmasında, modern insanın özgürleşme arayışının beraberinde getirdiği
yönsüzlük ve boşluk duygusuna değindi. Schmid, anlamlı bir yaşam için yedi
temel ilke sundu: ilişkileri güçlendirmek, deneyimleri kabullenmek, amaç belirlemek,
değerleri yaşatmak, alışkanlıkları yönetmek, acıyı hayatın parçası olarak
görmek ve güzelliği aramak. Mutluluk değil, doyum önemlidir, diyerek yaşamın
çelişkileri içinde anlam bulmanın asıl sanat olduğunu ifade etti.
Sağlıkta Yapay Zekânın Dönüştürücü Etkisi: New Born oturumunda Zehra Öney ve Çiçek
Çizmeci, kişiselleştirilmiş sağlık çağını anlattı. Artık herkese uyan tek
beden anlayışının sona erdiğini vurgulayan konuşmacılar, DNA temelli, veri odaklı
ve bireyin kendi sağlığının mimarı olduğu bir döneme girildiğini belirtti.
Süper Sağlık Zekâsı kavramıyla, teknolojinin insanı merkeze alarak sağlık hizmetlerini
demokratikleştirdiğini paylaştılar.
David Tiltman, Kaosa Karşı Tutarlılık: Strateji, Eylem, Etki başlıklı sunumunda,
dijital çağın içerik bombardımanı altında markaların tutarlılığı nasıl koruyabileceğini
anlattı. Kısa ömürlü kampanyalar yerine uzun vadeli yaratıcı platformlar
oluşturmanın önemine değinerek, Desperados ve Duolingo örnekleriyle gizli
tekrar stratejisinin markalara sürdürülebilir etki sağladığını gösterdi.
Institute for Growth İçerik Direktörü Mariana Peneva, Yapay Zeka Çağında İnsan
Odaklı Büyüme başlıklı konuşmasında, yapay zekâyı artık bir risk değil büyüme
fırsatı olarak gören markaların insan merkezli bakış açısıyla öne çıkacağını
belirtti. L'Oréal, Audible ve Suncorp örnekleriyle, şirketlerin yalnızca müşteri
değil, çalışan, topluluk ve yatırımcı değerini artırarak uzun vadeli başarı yakalayabileceğini
vurguladı.
Deeper Kurucu Ortakları İhsan Özçıtak ve Viktor Kuzu, AI Agent Teknolojisiyle Yaşayan
Türkiye'yi Modellemek oturumunda, insan davranışlarının ağ bilimi ve veri
bilimiyle nasıl modellenebileceğini anlattı. 130 binden fazla kişiyle yürütülen
çalışmalar sonucu 160 farklı davranışsal segment tanımladıklarını paylaşan
konuşmacılar, bu verilerin Deeper Alive platformunda yaşayan personalara dönüştürülerek
Türkiye'nin sosyal dinamiklerini gerçek zamanlı modellemeye olanak sağladığını
açıkladılar.
Oxford Üniversitesi'nden Prof. Andrew Stephen, Vicdan mı Cüzdan mı? Kapsayıcı Pazarlamanın
Finansal Etkisi Kanıtlandı! başlıklı sunumunda, dört yıl süren küresel
araştırma sonuçlarını paylaştı. 58 ülke ve 392 markayı kapsayan çalışmaya
göre kapsayıcı reklamcılık, markalara %16'dan fazla satış artışı, %54 fiyatlandırma
gücü ve %15 müşteri sadakati kazandırıyor. Stephen, Kapsayıcılık ek bir maliyet
değil, stratejik bir tercih. Pazarınızdaki çeşitliliği keşfedin ve bunu
reklam olarak geri sunun, diyerek konuşmasını sonlandırdı.
AI Agent Teknolojisiyle Yaşayan Türkiye'yi Modellemek başlıklı oturumda Viktor
Kuzu ve İhsan Özçıtak, Türkiye'de yaşayan insanların kişilik özellikleri ve ilgi
alanlarını yapay zekâ destekli veri analizleriyle modelleyen yenilikçi projelerini
anlattı. Beş temel kişilik özelliği -sorumluluk, dışa dönüklük, uyumluluk,
duygusal denge ve açıklık- üzerinden 130.000 kişiyle yürütülen araştırma, bireylerin
kişilikleriyle ilgi alanları arasındaki bağlantıları ortaya koyuyor. Konuşmada,
bu verilerin insanların hangi markalarla etkileşim kurduğunu, hangi trendleri
takip ettiğini ve farklı durumlarda nasıl davrandıklarını anlamak için
nasıl kullanılabileceği örneklerle aktarıldı.
Bu kapsamda Türkiye'de 160 anlamlı davranışsal segment tanımlandığı ve bu segmentlerin
yıllar içinde toplumsal eğilimleri izlemek için kullanıldığı paylaşıldı.
Pandemi döneminde çalışmalarını daha da derinleştirdiklerini belirten Kuzu ve
Özçıtak, her bir segmentin çözünürlüğünü artırarak bireylerin davranışlarını daha
detaylı ve dinamik biçimde analiz etmeyi hedeflediklerini ifade ettiler. İlgi
kümeleri arasındaki ilişkileri inceleyerek bu segmentlerin dijital ayak izlerini
sürekli güncellediklerini söyleyen konuşmacılar, 44 farklı kategorideki ilgi
alanlarının artık gerçek zamanlı olarak izlenebildiğini vurguladılar.
Elde edilen bu bulgular, markalar için stratejik bir içgörü aracı sunuyor. Böylece
şirketler, hedef kitleleriyle nasıl iletişim kurmaları gerektiğini daha net
biçimde belirleyebiliyor, pazarlama yatırımları ise veri temelli, davranış odaklı
ve ölçümlenebilir bir zemine oturuyor.
Benim Adım Mücadele: Pes Etmeyen Bir Kadının Özgürlük Şarkısı başlıklı oturumda
Afganistanlı rap sanatçısı, yazar ve aktivist Sonita Alizadeh, özgürlüğe ve dayanışmaya
adanmış ilham verici hikâyesini Brand Week Istanbul sahnesinde paylaştı.
Oturumun moderatörlüğünü gazeteci Afşin Yurdakul üstlendi.
Taliban yönetimi altındaki Afganistan'da çocuk yaşta iki kez evliliğe zorlanan Alizadeh,
yaşadıklarını içten bir dille anlattı: O anlarda her şeyimi kaybetmiş
gibi hissediyordum. Hayallerim boğuluyordu. Ama o acı, beni sesimi kullanarak
savaşmaya çağırdı, dedi. Rap müziğiyle tanışmasının hayatındaki dönüm noktası
olduğunu vurgulayan sanatçı, Müzik yapmayı hiç düşünmemiştim, çünkü benim ülkemde
müzik haramdı. Ama sonunda anladım ki, kelimelerim ve sesim benim özgürlük
yolumdu, sözleriyle müziğin dönüştürücü gücünü anlattı.
İran'a kaçış sürecinden eğitime erişim zorluklarına, göçmenlik deneyiminden toplumsal
baskılara kadar uzanan yolculuğunu paylaşan Alizadeh, tüm zorluklara rağmen
umudun asla kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı: Umut ve dayanışma olduğu
sürece hiçbir şey imkânsız değildir.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde çocuk yaşta evliliklerle mücadele eden bir aktivist
olarak çalışmalarını sürdüren Sonita Alizadeh, müziğini bir çağrı olarak
tanımlıyor: Benim şarkılarım sadece ritim değil, özgürlüğün, direnişin ve umudun
sesi.
Yılın en ilham verici haftası Brand Week Istanbul, Brand New World temasıyla 10-14
Kasım tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşiyor. Festivalin
ilk günü Türkiye'nin ve dünyanın en yaratıcı isimlerini, iş dünyasının ezber
bozan uzmanlarını ve trendlere yön veren düşünce liderlerini bir araya getirerek
görkemli bir buluşmaya imza attı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.