Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.
Basın Bülteni- PCX Türkiye/Sarpyar Yapay zekâ tabanlı müşteri deneyimi stratejileri gelirleri yüzde 40 artırabiliyor
Ekonomi
Basın Bülteni- PCX Türkiye/Sarpyar Yapay zekâ tabanlı müşteri deneyimi stratejileri gelirleri yüzde 40 artırabiliyor
Müşteri deneyimi artık yalnızca kaliteli bir ürün veya hizmet sunmanın ötesinde,
hız, kişiselleştirme ve duygusal bağ kurma gibi unsurlarla şekillenen stratejik
bir avantaj alanına dönüşüyor. Verilere göre tüketicilerin yüzde 71'i markalardan
kişiselleştirilmiş etkileşim beklerken, yüzde 76'sı bu beklentinin karşılanmadığı
durumda markadan uzaklaşıyor. Bu da şirketlerin, teknolojiyi empatiyle
harmanlayan müşteri odaklı yaklaşımlar geliştirmesini zorunlu kılıyor. PCX Türkiye
Müşteri Deneyimi ve Yönetimi Direktörü Mehmet Sarpyar, Yapay zekâ çağında
fark yaratan markalar, müşterilerinin ihtiyaçlarını önceden öngörebilen, onlara
doğru zamanda doğru içerikle ulaşabilen ve insan dokunuşunu teknolojiyle birleştirebilen
markalar olacak diyor.
Küresel ölçekte yaşanan dijital dönüşüm, müşteri deneyimi yönetimini köklü biçimde
yeniden şekillendiriyor. Kişiselleştirilmiş hizmetler, yapay zekâ destekli çözümler
ve gerçek zamanlı geri bildirim mekanizmaları, günümüzün öne çıkan trendleri
arasında yer alıyor. Artık müşteriler markalarla yalnızca tek bir temas noktası
yerine hem çevrimiçi hem de fiziksel kanallarda etkileşim kurmak istiyor.
PCX Türkiye Müşteri Deneyimi ve Yönetimi Direktörü Mehmet Sarpyar yapay zekâ
çağında müşteri deneyimi yönetiminde değişen beklentilere ve çözüm önerilerine
dikkat çekiyor.
Müşteri deneyimi yönetimi rekabette belirleyici faktör haline geldi
Günümüz müşterilerinin şirketlerden web sitesi, sosyal medya, mobil uygulamalar
ve mağazalar arasında kesintisiz bir deneyim beklediğine vurgu yapan Mehmet Sarpyar,
Son yıllarda müşteri deneyimi yönetimi, geleneksel hizmet anlayışının ötesine
geçerek şirketlerin rekabet avantajı elde etmesinde belirleyici bir faktör
haline geldi. Tüketiciler artık ürün veya hizmet kalitesinin yanında markaların
onlara sunduğu deneyimin hızına, kişiselleştirilmiş olmasına ve duygusal değer
yaratmasına önem veriyor. Müşteriler artık yalnızca işlem yapmak istemiyor,
markalarla etkileşimleri sırasında anlamlı ve hızlı geri bildirim almayı, ihtiyaçlarının
önceden öngörülmesini ve çözüm odaklı iletişimi bekliyor. Aynı zamanda
sosyal medya ve dijital topluluklar üzerinden markalarla kurdukları bağlar, tüketicilerin
sadakatinde belirleyici rol oynuyor. Bunun yanında gerçek zamanlı
geri bildirim mekanizmaları anlık değerlendirme sistemleri, şirketlerin müşteri
memnuniyetini sürekli ölçmesine ve proaktif çözümler geliştirmesine olanak tanıyor.
Gelinen noktada günümüzün yapay zekâ çağında müşteri deneyimi, teknolojiyi
müşteriyle doğru zamanda doğru içerikle buluşturacak bir strateji olarak ele
almayı gerektiriyor. Markalar, empatiyi ve insan dokunuşunu teknolojiyle birleştirebildiğinde,
müşteri memnuniyetinde ve sadakatinde gerçek bir fark yaratabiliyor
ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ tabanlı kişiselleştirme stratejileri yüzde 40'a varan ek gelir avantajı
sağlıyor
Dijital dönüşümün hızla devam ettiği süreçte müşteri deneyiminin yapay zekâ
teknolojilerinin etkisiyle yeni bir boyut kazandığına dikkat çeken Sarpyar, McKinsey'nin
bu yıl yayımladığı rapora göre tüketicilerin yüzde 71'i, markalardan kendilerine
kişiselleştirilmiş etkileşim sunmasını bekliyor. Yüzde 76'sı ise bu beklentinin
karşılanmadığı durumlarda markadan uzaklaştığını belirtiyor. Aynı araştırma,
yapay zekâ tabanlı kişiselleştirme stratejilerini hayata geçiren şirketlerin,
rakiplerine kıyasla yüzde 40'a varan ek gelir artışı elde ettiklerini ortaya
konuyor. Bu veriler, müşteri beklentilerinin ne kadar radikal biçimde değiştiğini
gözler önüne seriyor. Artık müşteriler kaliteli hizmetin yanında kendilerine
özel çözümler, hızlı yanıtlar ve şeffaf bir iletişim talep ediyor. Özellikle
yapay zekâ destekli sanal asistanlar ve chatbotlar, 7/24 erişilebilirlik sağlayarak
bu beklentilerin önemli bir kısmını karşılıyor. Doğal dil işleme teknolojilerinin
gelişmesi, müşterilerin markalarla daha insana yakın bir şekilde iletişim
kurmasına imkân tanırken, tahmine dayalı analitik çözümler müşterinin ihtiyaçlarını
ortaya çıkmadan önce öngörmeyi mümkün hale getiriyor şeklinde konuştu.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.