BIST100 endeksinin güne yatay bir açılışla başlamasını bekliyoruz. Aralık vadeli
BIST30 kontratı, akşam seansında %-0,10 ile %0,16 aralığında işlem gördü.
BIST100 endeksinde 10.984-11.044 aralığı ilk, 11.158-11.259 bölgesi ise sonraki
direnç bandıdır. Bu seviyelerde satışlar görülebilir. Geri çekilmelerde 10.728
ve 10.565 seviyelerindeki fiyat boşlukları kapanabilir.
Bugün ABD'de üretici fiyat endeksi ve perakende satışlar verilerinin açıklanması
bekleniyor. Çarşamba günü Bej Kitap açıklanacak, Perşembe günü ise ABD Şükran
Günü nedeniyle piyasalar tatil olacak. Yurtiçinde sektörel enflasyon beklentileri
açıklanırken, Perşembe günü Ekim dış ticaret dengesi, Cuma günü ise Ekim işsizlik
verileri ile TCMB Finansal İstikrar Raporu takip edilecek.
Reel sektörün enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları açısından önemli olurken,
hanehalkının beklentilerinin hem maaş ve kira artışları hem de yatırımcıların
mevduat-döviz tercihlerini belirlemede kritik bir gösterge olduğunu düşünüyoruz.
ABD piyasaları, Fed'in faiz indirim ihtimalini fiyatlamaya devam etti. S&P 500 endeksi
haftanın ilk gününde %1,55 artışla 6.705 seviyesine yükseldi. Son dört günün
üçünde artış gösteren S&P 500, 28 Ekim 2025'teki 6.891 puanlık rekor kapanışın
%2,70 altında bulunuyor. Fed üyelerinden gelen son mesajlarla birlikte 10
Aralık Çarşamba akşamı faiz indirimi ihtimali %81'e yükseldi.
Rusya-Ukrayna barış sürecine ilişkin olumlu haber akışı küresel borsalarda etkili
olurken, Trump davet üzerine Nisan ayında Pekin'i ziyaret edeceğini açıkladı.
Yurtiçinde önümüzdeki dönemin önemli makro gündem maddeleri, gri liste değerlendirmesi,
Kasım ayı enflasyon verisi ve Aralık ayı PPK toplantısı olacak. Yakın dönem
siyasi gündemde ise 8 ve 12 Aralık'ta görülecek İmamoğlu'nun diploma ve bilirkişi
davaları öne çıkıyor.
Bu hafta Mali Eylem Görev Gücü (FATF), geçen yıl gri listeden çıkan Türkiye'ye yönelik
beşinci değerlendirmesini gerçekleştirecek. Bu incelemede Türkiye'nin kara
para aklama ve terör finansmanının önlenmesine yönelik ilerlemeleri ele alınacak.
Ancak bu görüşmelerden yakın vadede piyasaları etkileyebilecek bir sonuç
çıkmasını beklemiyoruz.
Kasım ayı enflasyon verileri gelecek hafta 3 Aralık'ta açıklanacak. Ekim ayında
enflasyon aylık %2,55 artmış, yıllık enflasyon %32,87 olmuştu. Kasım ayına ilişkin
öncü tahminler %1,5-1,7 aralığında bulunuyor ve yıllık enflasyonda gerilemenin
süreceğine işaret ediyor (Kasım 2024: %2,24). Bu görünüm, Aralık ayına yönelik
faiz indirimi beklentilerini destekliyor.
Yılın son PPK toplantısı 11 Aralık'ta yapılacak. Mevcut durumda politika faizi ile
gerçekleşen enflasyon arasındaki fark 660 baz puanlık bir risk primi oluşturuyor.
Siyasi ortamın sakin seyretmesi halinde bu primin önümüzdeki aylarda azalmasını
bekliyoruz. 2025 başında 290 baz puan seviyesinde olan risk primi, Ağustos
ayında 1.100 baz puana kadar yükselmişti. 2025 yıl sonu için %32 enflasyon ve
%38,5 faiz varsayımıyla 650 baz puan, 2026 için ise %23 enflasyon ve %27 faiz
varsayımıyla yaklaşık 400 baz puanı öngörüyoruz.
Matriks'in anketine göre, 2025 medyan beklentileri %32 enflasyon ve %38,5 faiz şeklinde
oluşurken, 2026 beklentileri %23 enflasyon ve %28,5 faiz ile 550 baz puanlık
bir risk primine işaret ediyor.
Buna rağmen, politika faizinin %39,5 seviyesinden 100 veya 150 baz puan indirilmesinin
piyasalar üzerinde ciddi bir etki yaratmasını beklemiyoruz. Borsada olası
faiz indirimi öncesinde -geçmiş dönemlerde olduğu gibi- bankacılık hisselerinde
kısa süreli bir ralli görülebilir, ancak bunun kalıcı olmasını beklemiyoruz.
Dün BIST100 endeksi %0,32 gerilerken, XBANK %1,55 yükseldi. Yıl boyunca dile getirdiğimiz
görüşümüzü koruyoruz: Alternatif yatırım araçları, belirsizliklerin
sürdüğü ve hisse senedi değerlemelerinin pahalı olduğu bu ortamda borsaya kıyasla
daha cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor.
Ayrıca faiz-enflasyon makasının belirlenmesinde hanehalkının döviz talebinin kritik
bir unsur olduğunu düşünüyoruz. TCMB anketlerine göre hanehalkının enflasyon
beklentisi %54 seviyesinde yüksek seyrediyor. Mevduat faizlerinde olası düşüşler,
döviz talebini artırabilir. Son bir ayda döviz bazlı yatırım fonlarının büyüklüğü
yaklaşık 50 milyar TL arttı. Özellikle TL bazlı yatırım fonlarında (para
piyasası fonları, kısa vadeli borçlanma araçları fonları vb.) bulunan yaklaşık
50 milyar ABD doları büyüklüğündeki varlığın, düşen faiz ortamında hanehalkının
kültürel alışkanlıkları nedeniyle altın ve dövize kayabileceğini düşünüyoruz.
TCMB'nin araştırmasına göre, KKM hesaplarından dövize geçiş oranı Mart-Ağustos
döneminde %25 seviyesindeyken, bu oran Eylül ve Ekim'de %80'in üzerine çıktı.
Yine de faizlerin %30'un üzerinde kaldığı sürece TL'nin dövize karşı cazibesini
koruyacağını değerlendiriyoruz.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı
kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy
yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında
imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların
kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve
getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun
sonuçlar doğurmayabilir.
Önemli Not: Bu haberde ilişkili internet sitesine link bulunmaktadır.
Kullanıcılarımızın habere erişmek için Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -