Hitit Mali İşler ve Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sezer Tuğ Özmutlu,
Afrika'nın en güçlü oldukları kıta olduğunu belirterek, Bununla birlikte Avrupa,
Asya, Türkî Cumhuriyetler, Orta Amerika ve Karayipler'de giderek büyümekte
olduğumuz bölgeler arasında. dedi.
Hitit Mali İşler ve Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sezer Tuğ Özmutlu,
İdeal Data Haber'in sorularını yanıtladı.
Tuğ Özmutlu, temettü konusunda şu an için alınmış bir karar olmadığını hatırlatarak,
Şirket olarak finansal disiplinden ödün vermeden, pay sahipleriyle değer
paylaşımı tarafını da önemsiyoruz. Uygun koşullar oluştuğunda ve büyüme yatırım
planlarımızla çelişmediği sürece, temettü dağıtımı gibi araçlarla yatırımcılarımıza
düzenli nakit akışı sağlamak da sürekli olarak değerlendirilen bir başlıktır.
diye konuştu.
Hitit Mali İşler ve Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sezer Tuğ Özmutlu
ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı şu şekilde:
- Yılın ilk 9 ayında yüzde 29 büyüme kaydettiniz. Bu başarıda en belirleyici faktörler
nelerdi?
Hitit, her şeyden önce 30 yıllık bir birikime sahip ve bulunduğu sektörün hem deneyim
açısından en güçlü hem de teknolojik olarak en dinamik şirketlerinden biri
konumunda. Bu durum, vizyonumuzla birleştiğinde, her yıl kendini geliştiren,
büyüten ve yalnızca kendi başarısını değil, sektörün genel gelişimini de destekleyen
bir yapıya dönüşmemizi sağladı.
Bu başarıda en önemli pay, deneyimimizle vizyonumuzu en iyi şekilde hayata geçiren
çalışanlarımız ait. Zaten Hitit’in kuruluş felsefesinin temelinde de, kendi
mühendislerimize duyduğumuz güven ve onların küresel arenada rakipleriyle rahatlıkla
yarışabilecek düzeyde teknoloji üretebileceklerine olan inanç yer alıyordu.
Hem genç bir ekibe sahibiz hem de çalışan kıdem oranlarımız oldukça yüksek.
Bu anlamda sektör ortalamasının oldukça üzerindeyiz. Öte yandan, yönetim kademesinden
çalışan seviyesine kadar, ulusal ve uluslararası alanda örnek gösterilebilecek
sayıda kadın çalışanımız var. Demokratik, katılımcı ve çalışanlarının refahını
öncelik haline getiren bir şirketiz.
Hitit’in kendine özgü bir DNA’sı bulunuyor ve bu DNA, şirkete yüksek bağlılıkla
çalışan bir topluluğu da beraberinde getiriyor. Burada Hitit’in felsefesini şekillendiren
Topluluk Yönetişim Modeli’nden de bahsetmek isterim. Ürünlerimizi kullanan
havayolu şirketlerini sadece müşteri olarak görmüyoruz, onlara Partnerlerimiz
diyoruz. Hitit’teki kurum kültürünün en önemli parçalarından birini,
Partnerlerimizle kurduğumuz güçlü ilişkiler oluşturuyor. Topluluk Yönetişim Modeli
yaklaşımı kapsamında Partnerlerimize hiçbir zaman yalnızca mesafeli ve ticari
bir ilişki çerçevesinde yaklaşmıyor, onların işini kendi işimiz gibi benimsiyoruz.
Bu da hem yapılan işin kalitesini hem de karşılıklı bağlılığı artıran en
önemli faktörlerden biridir.
Finansal açıdan baktığımızda büyümeyi destekleyen şu ana unsurlar öne çıkıyor: döviz
bazlı gelir modeli, dengeli ürün portföyü, uzun vadeli sözleşmeler sayesinde
öngörülebilir ciro akışı. Bunların tamamı birleştiğinde, yüzde 29’luk büyüme,
geçici değil, yapısal bir performansın sürdürülebilir bir sonucu olarak karşımıza
çıkıyor.
- Havayolu ve seyahat teknolojilerinde rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde, Hitit’i
farklı kılan temel unsurlar nelerdir?
Hitit, her şeyden önce kuruluş dinamikleri bakımından küresel rakiplerinden çok
farklı bir hikâyeye sahip. Bu çıkış stratejisinin beraberinde getirdiği vizyon
ve misyon, Hitit’in havacılık ve seyahat teknolojilerine bütüncül bir bakış açısıyla
yaklaşmasını ve bu yaklaşımı yansıtan entegre çözümler üretmesini sağlamıştır.
Büyük holdinglerin desteklediği konsorsiyumlardan farklı olarak Hitit, Türk Hava
Yolları’ndan emekli iki kadın girişimcinin, dijital dönüşüm trendini erken fark
ederek bilgi birikimlerini vizyoner bir anlayışla ortaya koymalarıyla doğmuştur.
Bu sayede, Türkiye’de havacılık ve seyahat teknolojileri alanında bir ilki
hayata geçirirken, bugün itibarıyla kendi alanında Afrika ve Avrupa’nın en büyük
ikinci, dünyanın ise en büyük üçüncü teknoloji şirketi konumuna ulaşmıştır.
Kuruluşundan bu yana benimsediği üretim felsefesi sayesinde Hitit’in tüm yazılım
çözümleri, dünya genelindeki tüm havayolu iş modellerine uygulanabilir niteliktedir.
Bugün dahi en büyük rakiplerimiz bu esnekliği kendi çatısı altında sağlayamamakta,
eksiklerini farklı şirket satın almalarıyla gidermeye çalışmaktadır.
Hitit’in çözüm yelpazesi, bir havayolunun neredeyse tüm operasyonel ve ticari ihtiyaçlarını
kapsar. Sadakat sistemleriyle başlayan yolculuğumuz, Yolcu Hizmet Sistemleri
(Passenger Service Systems) ile genişlemiş, ardından operasyonel planlama
başlığı altında yer alan ekip planlama, tarife planlama ve de gene havayolların
için hayati öneme sahip muhasebe çözümleriyle devam etmiştir. Bunun yanında,
havayolu üst yönetimlerinin stratejik planlamalarına destek olan iş zekâsı
çözümlerimiz ve giderek büyüyen hava kargo pazarına yönelik yenilikçi yazılımlarımızla
da portföyümüzü sürekli genişletiyoruz. Hitit ayrıca, sanal mağazacılık,
çevrim içi seyahat acenteleri ve acente portalları için geliştirdiği yazılımlarla
yalnızca havayollarına değil, tüm seyahat ekosistemine dijital dönüşüm fırsatları
sunmaktadır. Böylece Hitit, havacılık ve seyahat teknolojilerinde uçtan
uca dijital dönüşümü mümkün kılan bütüncül bir teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanmaktadır.
Bu yapı Partnerlerimize, daha düşük toplam sahip olma maliyeti, daha hızlı devreye
alma süreçleri, daha güçlü veri güvenliği ve çok daha esnek entegrasyon gibi
imkânlar sunmaktadır.
- 51 ülkede faaliyet gösteriyorsunuz. Bu küresel yayılım içinde büyüme stratejinizi
nasıl şekillendiriyorsunuz?
Ürünlerimizin ve teknolojimizin başarısı bizi bugünlere taşıdı, ancak operasyonel
ve yönetsel anlamdaki stratejilerimiz de üretim alanındaki gücümüze güç katıyor.
Bu stratejik yaklaşım sayesinde Hitit bugün altı kıtada, 51 ülkede faaliyet
gösteriyor — neredeyse olmadığımız bir kıta kalmadı. Ayrıca, Hitit teknolojisiyle
operasyonlarını yürüten 73 havayolu partnerimizin uçtuğu destinasyonları da
düşündüğümüzde, sistemlerimiz bugün 850’den fazla havalimanında aktif olarak çalışıyor.
Bu geniş operasyonu ağırlıklı olarak İstanbul İTÜ Teknokent’teki merkez ofisimizden
yürütüyoruz. Bunun yanı sıra Pakistan ve Hollanda’da da ofislerimiz bulunuyor.
Ülkelerin ihtiyaçlarına özel hizmet verebilmek için, her kıtada farklı ülkelerde
yerel çalışanlarımız görev yapıyor. Biz bu ekibi Hitit Ambassadorları olarak
adlandırıyoruz. Ambassadorlarımız, yerel havayolu paydaşlarıyla doğrudan
iletişim kurarak, operasyonlarımızın yerel düzeyde daha güçlü bir şekilde yürütülmesini
sağlıyor.
Bunun yanı sıra, ulusal ve uluslararası alanda her yıl 30’un üzerinde konferans
ve fuara katılıyoruz. Bu etkinliklerde yalnızca stantlarımızla görünürlük sağlamıyor,
aynı zamanda panelist veya konuşmacı olarak yer alarak Hitit’in teknoloji
çözümlerinin havacılık dünyasındaki güncel konularla nasıl örtüştüğünü aktarıyoruz.
Elbette bu kadar geniş bir operasyonu sadece konferans ve etkinliklerle yürütmemiz
mümkün değil. Bu etkinliklerde kurduğumuz ilişkiler, bölgesel ekiplerimizin
yakın çalışmalarıyla birleşiyor ve doğru pazarlama stratejilerimizle destekleniyor.
Bu sayede, satış ve pazarlama ekiplerimizin koordineli çalışmaları sonucu,
özellikle pandemi sonrasında hızlı bir coğrafi genişleme ve müşteri kazanımı sağladık.
Öte yandan, Afrika Hitit’in en güçlü olduğu kıta. Bununla birlikte Avrupa, Asya,
Türkî Cumhuriyetler, Orta Amerika ve Karayipler de giderek büyümekte olduğumuz
bölgeler arasında yer alıyor. Bu yayılımda word of mouth (kulaktan kulağa) etkisi
de önemli bir rol oynuyor. Partnerlerimiz olarak adlandırdığımız ve yakın
ilişkiler sürdürdüğümüz havayollarının memnuniyeti, bu coğrafyalarda Hitit markasının
tanınırlığını artıran en güçlü unsur haline geliyor.
- HPO’nun size ve müşterilere sunduğu değer nedir? HPO’nun ileride gelir modelinizde
ayrı bir kanal oluşturma potansiyeli var mı?
HPO (Hitit Payment Orchestration), havacılık sektörü için tasarlanmış merkezi bir
ödeme kontrol katmanıdır ve partnerlerimize sağladığı temel değer, her pazarda
en uygun ödeme çözümünü seçme özgürlüğü sunmasıdır. Havayolları, herhangi bir
ödeme kuruluşuna veya bankaya bağlı kalmadan, faaliyet gösterdikleri her bölge
için en avantajlı yöntemi seçebilir ve tümünü tek bir platformdan yönetebilir.
HPO’nun Akıllı Yönlendirme (Smart Routing) özelliği, işlem maliyetlerini ve hata
oranlarını izleyerek her işlem için en uygun sağlayıcıyı otomatik devreye alır,
böylece maliyet optimizasyonu ve yüksek işlem başarısı sağlanır. Yerel ödeme
yöntemlerinin hızlı entegrasyonu, IATA BSP akışlarının desteklenmesi, kart saklama,
dolandırıcılık önleme ve merkezi raporlama gibi finansal modüllerin birleşimi,
müşteri deneyimini iyileştirirken operasyonel yükü önemli ölçüde azaltır.
HPO’nun gelir modelimizde bağımsız ve stratejik bir kanal oluşturması, ürün yol
haritamızın merkezindedir. Platform, Hitit’in diğer ürünleriyle entegre çalışsa
da tek başına pazarlanabilir bir çözümdür. Bu sayede Hitit, yalnızca mevcut partner
havayolları ile değil, diğer havayolları ve seyahat şirketleriyle de çalışma
esnekliği kazanır. Servis tabanlı yapısı abonelik veya işlem bazlı ölçeklenebilir
gelir modellerine olanak tanırken, ödeme kuruluşlarıyla yapılacak komisyon
ve gelir paylaşımı iş birlikleri de ek gelir akışı yaratacaktır. Sonuç olarak
HPO, hem müşterilere değer sunan hem de Hitit’in büyümesini destekleyen güçlü
bir ticari kaldıraç niteliğindedir.
- Hitit Oxygen platformu ölçek ekonomisi, FAVÖK marjına ne ölçüde katkı sağlıyor?
Hitit Oxygen, mimarisi gereği tam anlamıyla bir ölçek ekonomisi ürünü. Yani platform
büyüdükçe, yeni havayollarını ve yeni hatları sisteme dahil ettikçe, birim
başına maliyetler düşürme, buna karşılık gelir ve kârlılık yukarı yönlü hareket
ettirme potansiyeli çok yüksek olan bir platform.
Hitit Oxygen’in tek bir çekirdek platform üzerinden çok sayıda havayoluna hizmet
verebilmesi sayesinde aynı altyapı, lisans ve Ar-Ge yatırımı üzerinde ek müşteri
ve yolcu hacmi taşınabiliyor. Yeni devreye almalar için gereken geliştirme ve
operasyon maliyetleri doğrusal olarak artmıyor. Ürün yaşam döngüsü içinde yaptığımız
her iyileştirme, tüm havayollarına aynı anda değer yaratıyor.
Bu yapı, özellikle FAVÖK marjı tarafında somut bir etki yaratma kapasitesi yüksek.
Hitit Oxygen’in lisansları ve işlem bazlı gelirler büyüdükçe, bu gelirlerin
altında yatan sabit maliyetler neredeyse değişmeden kalıyor. Şu anda rakamsal etkiyi
paylaşamasam da bu gelişmelerin doğal olarak brüt kârı ve FAVÖK marjını yukarı
çektiğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Ayrıca Hitit Oxygen, sadece rezervasyon ve biletleme akışını değil, teklif, sipariş,
fiyatlandırma ve kişiselleştirilmiş ürün paketleri gibi katma değerli süreçleri
de uçtan uca yönetiyor. Böylece Hitit Oxygen platformu, havayollarının gerek
bilet gerekse ek ürün ve hizmet gelirlerini artırmasına yardımcı oluyor. Bizim
tarafta ise daha yüksek ARPU (müşteri başına gelir) ve daha uzun vadeli sözleşmeler
anlamına geliyor. Bu sayede platform, hem organik büyümenin hem de marj
genişlemesinin ana kaldıraçlarından biri haline geliyor.
Pegasus ile yürüttüğümüz uygulama, bu etkinin güzel bir örneği. 2026 itibarıyla
milyonlarca yolcunun Hitit Oxygen üzerinden işlem yapmasını bekliyoruz. Yolcu sayısı
ve işlem hacmi büyüdükçe, aynı altyapı üzerinde artan bir FAVÖK katkısı yaratıyoruz.
Bu nedenle Hitit Oxygen’i yalnızca bir ürün değil, Şirket’in orta-uzun
vadeli kârlılık hikâyesinin merkezindeki platform olarak görüyoruz.
Yıl sonu için öngörülen FAVÖK marjı yüzde 43–48 bandında. Bu güçlü kârlılığı destekleyen
unsurlar nelerdir?
Bu marj seviyesi, tek seferlik bir tepe noktası değil, iş modelimizin doğal çıktısı.
Operasyonel karlılığı destekleyen unsurları çoklu gelir yapısı, ürün çeşitliliği
ve maliyet disiplini ana başlıkları altında özetleyebilirim.
İlk kaldıraç, gelir yapımızın niteliği büyük oranda döviz cinsinden ve uzun vadeli
sözleşmelere dayanıyor. Ürünlerimizin önemli bir bölümü abonelik ve tekrar eden
gelir (recurring revenue) modeline sahip. Bu da büyüme ile birlikte ölçeklenebilir,
öngörülebilir ve kur riski büyük ölçüde dengelenmiş bir gelir profili
yaratıyor.
Diğer destek noktası, ürün çeşitliliğindeki genişleme. Son yıllarda klasik PSS çözümlerinin
yanına, daha yüksek katma değerli ve marjı yukarı çeken ürünler ekledik:
• Hitit Oxygen (Teklif-Sipariş Yönetim Sistemi platformu),
• HPO - Hitit Ödeme Hizmetleri Platformu
• ADS – Acente Dağıtım Sistemi (Dolaylı satış kanalı),
• İş zekâsı ve analitik çözümler
• Hava kargo ve acente tarafındaki yenilikçi modüller
Bu ürünler, lisans ve işlem bazlı hibrit gelir modelleri sayesinde müşteri başına
geliri artırırken, kârlılığı da destekliyor. Portföy içinde bu ürünlerin payı
büyüdükçe, konsolide FAVÖK marjı da doğal olarak daha yüksek bir banda yerleşiyor.
Diğer önemli başlık ise operasyonel verimlilik ve maliyet disiplini. Tek platform
mimarisi sayesinde Ar-Ge yatırımlarımızı çok daha verimli kullanıyoruz. Bulut
altyapısı, lisanslar ve güvenlik yatırımları ölçek ekonomisi yaratıyor. Operasyonel
ekiplerimizin verimliliği artarken, gelir artışı personel sayısındaki artıştan
daha yüksek gerçekleşiyor. Buna ek olarak, genel yönetim giderlerinde ve
satın alma süreçlerinde kurumsal ölçeğe uygun sıkı bir bütçe disiplini uyguluyoruz.
Sonuçta ortaya çıkan tablo, hem yüksek büyüme hem de %40’ın üzerinde sürdürülebilir
FAVÖK marjı sunan, etkili bir profil.
Özetle, yüksek FAVÖK marjını kısa vadeli tasarruf önlemleri ile değil, doğru ürün
stratejisi, sağlıklı gelir yapısı ve ölçeklenebilir maliyet modeli ile destekliyoruz.
- 2026 ve sonrasında bakıldığında, Hitit’in öncelikli büyüme alanları ve hedef pazarları
nereler olacak?
Aslında tüm dünya bizim pazarımız. Ancak işimizin doğası gereği müşteri kazanımı
açısından önemli bir zorlukla karşı karşıyayız, çünkü dünyada aktif olarak ticari
operasyon yapan havayolu sayısı yaklaşık 800 civarında. Pastanın bu kadar küçük
olduğu bir alanda payımızı büyütmek için biz de yalnızca havayollarına yönelik
yazılım çözümlerine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda havayolu operasyonlarının
kesiştiği seyahat ekosistemine yönelik kapsamlı yeni çözümler geliştiriyoruz.
Bu kapsamda, havayollarına sunduğumuz hizmetleri seyahat acentelerine doğru genişletmeye
başladık. 2026 ve sonrasında da bu alandaki varlığımızı güçlendirerek,
büyük rakiplerimizin hâkim olduğu pazara güçlü ve yenilikçi bir alternatif sunmayı
hedefliyoruz. Özellikle esnek bağlantı altyapıları üzerine yaptığımız yatırımların
sonuçlarını yakın zamanda görmeyi umuyoruz.
Diğer yandan, sektörde teklif ve sipariş yönetim sistemi olarak adlandırılan ve
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından yönlendirilen havacılık
perakendesi dönüşümü projesi, önümüzdeki on yılın en önemli gelişmelerinden
biri olarak öne çıkıyor. Bu alanda geliştirdiğimiz Hitit Oxygen isimli ürünümüz,
lansmanı itibarıyla dünyanın en büyük havayolu sipariş yönetim uygulaması konumunda.
2026 ve sonrası için öncelikli büyüme alanlarımızdan biri olarak gördüğümüz Hitit
Oxygen, havayollarının dijitalleşme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacak.
Rezervasyon ekosistemini tek bir çatı altında toplayan Hitit Oxygen, hem havayolu
hem de yolcu tarafında daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir satış
süreci sunuyor. Ürünümüz şu anda Pegasus tarafından aktif olarak kullanılıyor
ve 2026 itibarıyla 12 milyon yolcunun bu sistem üzerinden işlem yapması bekleniyor.
Pegasus örneğinde elde ettiğimiz bu başarının, sektör açısından önemli bir vaka
(case study) oluşturduğuna inanıyoruz. Hitit Oxygen’in başarısı, önümüzdeki dönemde
yeni havayolları ile yapacağımız iş birlikleri için de bize önemli fırsatlar
yaratacak.
- Dolar bazında büyüme hedefi %25–30. Küresel havayolu pazarındaki fiyatlama ve lisans
sözleşmelerinin döngüsü bu hedefe nasıl yansıyor?
Havacılık yazılımlarında gelirler, genellikle uzun vadeli ve hacim odaklı sözleşmelere
dayanıyor. Bizim iş modelimizde de lisans yapısı ve fiyatlama, büyüme hedeflerimizle
uyumlu şekilde kurgulanmış durumda.
Öncelikle, sözleşmelerimizin büyük bölümü döviz bazlı ve havayolunun operasyonel
hacmiyle bağlantılı, yolcu sayısı, uçuş sayısı / kapasite, işlem adedi, kullanılan
modül sayısı gibi parametreler ciro büyümemizde önemli rol oynuyor.
Bu sayede, küresel havayolu trafiğindeki artıştan doğrudan faydalanıyoruz. Yolcu
ve uçuş sayıları büyüdükçe, bizim de lisans ve kullanım bazlı gelirlerimiz doğal
olarak artıyor.
Bunun yanı sıra, lisans döngülerinin uzunluğu ve yenileme dinamikleri önem taşıyor.
Çoğu sözleşmemiz orta-uzun vadeli olduğu için, her yıl belirli bir büyüme portföyü
ile başlıyoruz. Yeni müşteri kazanımları, devreye alınan ürünler ve çapraz
satışlar bu tabanın üzerine ekleniyor. Yenileme dönemlerinde ise yeni modül
eklemeleri, kullanım hacmine göre yukarı yönlü revizyonlar, fiyatlama güncellemeleri
ile kontrat başına gelirleri artırma imkânımız oluyor.
Diğer bir önemli unsur, ürün portföyümüzün genişliği. Tek bir havayolu ile başlayıp,
zaman içinde aynı müşteri içinde yeni ürünler devreye alabiliyoruz: PSS ile
başlayıp Oxygen, HPO, kargo, sadakat sistemi veya analitik ürünleri eklemek gibi.
Bu da bize güçlü bir organik çapraz satış alanı yaratıyor.
Tüm bunların birleşiminde, %25–30 bandındaki dolar bazlı büyüme hedefi, yalnızca
yeni satışlara dayanan agresif bir tahmin değil, aynı zamanda: mevcut müşteri
tabanının doğal hacim artışı, sözleşme döngülerinin olumlu etkisi ve ürün çeşitliliğindeki
artış sayesinde desteklenen, sağlıklı ve sürdürülebilir bir hedef
görünümüne sahip. Sonuç olarak, havayolu pazarındaki hacim artışı, fiyatlama yapımız
ve sözleşme döngülerimiz, büyüme hedefimizi hem görünür hem de ulaşılabilir
kılıyor.
- Yüksek nakit pozisyonuna sahipsiniz. Bu kaynağı değerlendirme öncelikleriniz neler
olacak? (Yatırım, temettü, büyüme finansmanı vb.)
Nakit, bizim için pasif bir kasa bakiyesi değil, stratejik bir büyüme enstrümanı.
Nakit kullanım kararlarımızı Şirket’in uzun vadeli değerini artırmak, finansal
esnekliği korumak ve tüm paydaşlar için dengeli getiri sağlamak öncelikleri
etrafında şekillendiriyoruz.
Öncelikli odağımız, elbette ki ürün ve teknoloji yatırımları. Özellikle Hitit Oxygen
ve Hitit Ödeme Hizmetleri Platformu, önümüzdeki dönem büyüme ve kârlılık hikâyemizin
merkezinde yer alıyor. Bu alanlarda, Ar-Ge yatırımlarını artırmayı,
yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı modüller geliştirmeyi, güvenlik, performans
ve ölçeklenebilirlik yatırımlarını hızlandırmayı planlıyoruz.
Diğer başlık, teknolojik ve ticari sinerji yaratacak seçici ve stratejik fırsatları
değerlendirmek. Çekirdek işimizi tamamlayacak, niş ürünlere sahip, güçlü teknolojik
içeriği olan veya belirli coğrafyalarda bize pazar erişimi sağlayacak
fırsatları radarımızda tutuyoruz. Buradaki yaklaşımımızı maksimum faydayı sağlayacak
işbirlikleri başta olmak üzere her türlü fırsat olarak düşünebiliriz.
Küresel büyümenin finansmanı noktasında, yeni ülke ofisleri, yerel ekiplerin güçlendirilmesi,
satış ve pazarlama yatırımları ve global marka bilinirliğini artıracak
adımlar için de nakdi kaynaklarımızı kullanıyoruz. Çünkü havacılık teknolojilerinde
ölçek, yalnızca ürün tarafında değil, pazar erişiminde de çok kritik.
Bunların yanında, şu an için alınmış bir karar olmamakla birlikte, şirket olarak
finansal disiplinden ödün vermeden, pay sahipleriyle değer paylaşımı tarafını
da önemsiyoruz. Uygun koşullar oluştuğunda ve büyüme yatırım planlarımızla çelişmediği
sürece, temettü dağıtımı gibi araçlarla yatırımcılarımıza düzenli nakit
akışı sağlamak da sürekli olarak değerlendirilen bir başlıktır.
Yani yüksek nakit pozisyonunu, bilançoda atıl bir kaynak olarak değil, teknoloji
ve ürün yatırımlarını hızlandıran, gerekirse inorganik büyümeyi destekleyen, küresel
genişlemeyi finanse eden ve koşullara bağlı olarak yatırımcıya geri dönüş
sağlama potansiyeli yaratan stratejik bir varlık olarak görüyoruz.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -