Ekonomi

Analiz- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)



Öne Çıkan Gelişmeler
Küresel piyasalar yeni haftaya, 2026 yılında para ve maliye politikalarının eş zamanlı
gevşeyeceği ve büyümenin daha sağlam bir zemine oturacağına yönelik beklentilerin
güçlendiği bir ortamda başlıyor. Bloomberg'in büyük varlık yöneticileriyle
yaptığı geniş kapsamlı anket, fonların hisse senetleri için iyimser duruşlarını
koruduğunu ve özellikle teknoloji ile gelişmekte olan piyasalarda pozisyon
artırmaya hazırlandıklarını gösterirken, bu tabloya eşlik eden jeopolitik başlıklar
fiyatlamalarda dalgalanma potansiyelini artırıyor. JPMorgan CEO'su Jamie
Dimon'un Avrupa'nın yapısal zayıflığına ilişkin sert değerlendirmeleri transatlantik
ekonomik riskleri yeniden gündeme taşırken, Orta Doğu'da ateşkes planının
ikinci aşamasına dair diplomatik temasların hızlanması ve Asya'da Çin ile Japonya
arasındaki askeri tansiyonun tırmanması bölgesel risk algısını yukarı çekiyor.
Avrupa liderlerinin Zelenskiy ile Londra'da gerçekleştireceği toplantı, Rusya'nın
son saldırılarıyla birlikte barış girişimlerinin gidişatına yönelik belirsizliği
artırırken Japonya'da açıklanan GSYH verisinin beklenenden daha derin
daralmaya işaret etmesi hükümetin teşvik hamlesini destekleyen bir arka plan
oluşturdu. Bu yoğun başlık akışı Fed toplantısı öncesi temkinli bir pozisyonlanmayı
ön plana çıkarırken, hafta boyunca gelecek mesajların küresel risk iştahı
üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Fiyatlamalar
Dolar endeksi %0,08 düşüşle 98,98 seviyesinde günü tamamladı ve bu zayıf görünüm
Fed toplantısı öncesi temkinli pozisyonlanmanın devam etmesi ile küresel veri
akışındaki karışık sinyallerin dolara olan talebi sınırlamasından etkilendi. USD/JPY
%0,18 yükselişle 155,337 seviyesine çıkarken ABD tahvil faizlerindeki hafif
yukarı hareket yen üzerinde baskı yaratarak paritenin gün içinde pozitif seyrini
korumasına katkı sağladı. EUR/USD %0,05 düşüşle 1,1638 seviyesinde kapanırken
Avrupa ekonomisine yönelik büyüme tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi paritede
hafif bir aşağı yön oluşturdu ve EUR/GBP %0,06 düşüşle 0,8732 seviyesine
gerileyerek iki para birimi arasındaki makro ayrışmanın çapraz üzerindeki etkisini
sürdürdü. Değerli metallerde ons altın %0,24 düşüşle 4.198 dolar seviyesine
geri çekilirken Fed'in iletişim diline dair belirsizlik volatilitenin yüksek
kalmasına neden oldu, gümüş ise %1,94 yükselişle 58,14 seviyesine çıkarak Çin
kaynaklı talep görünümündeki iyileşmenin desteğiyle güçlü bir ayrışma sergiledi.
Brent petrol %0,00 değişimle 64,31 seviyesinde yatay kapanırken jeopolitik gelişmelerin
kısa vadede belirgin bir yön oluşturmadığı görüldü. ABD 10 yıllık tahvil
faizi %4,13 seviyesinde günü tamamlarken hisse tarafında S&P 500 %0,19 ve
Nasdaq 100 %0,43 yükseliş kaydetti ve Fed haftasına girilirken risk iştahının dengeli
şekilde korunmaya devam ettiği bir kapanış izlendi.

Ekonomik Takvim
Bugün Almanya'da sanayi üretimi verileri ile Euro Bölgesi Sentix yatırımcı güveni
endeksi takip edilecek. ABD tarafında ise enflasyon beklentileri açıklanacak
ve veri akışının genel olarak sakin seyredeceği bir gün izlenecek. Bilanço tarafında
piyasalar üzerinde belirgin etki yaratacak önemli bir şirket açıklaması bulunmuyor.

EUR/USD - ABD Eylül ayı kişisel harcamalar verisi aylık bazda beklentilere paralel
olarak %0,3 artış kaydederek ABD'li tüketicilerin harcama davranışlarında hala
bir dayanıklılık olduğunu gösterirken, yüksek faiz ortamına rağmen tüketimin
tamamen durmadığını ortaya koydu. Harcamalardaki artış özellikle hizmet kalemlerinde
yoğunlaştı, barınma, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu harcamalar öne çıkarken,
dayanıklı mal tüketiminde daha sınırlı bir tablo görüldü. Bu durum, tüketicinin
ihtiyati davrandığını fakat temel harcamaları kısmadığını gösteren önemli
bir sinyal olarak yorumlandı.

PCE fiyat endeksi hem aylık hem de yıllık bazda sırası ile %0,3 ve %2,8 ile piyasa
tahminlerine paralel noktada açıklandı. Veri enflasyonun aşağı inmeyi sürdüren
ama hedefe henüz tam ulaşmamış, nispeten kontrollü bir soğuma sürecinde olduğunu
ortaya koydu. Michigan Üniversitesi tüketici anketinde öngörülenden daha olumlu
bir tablo çıktı, tüketici güven endeksi 51'den 53,3'e yükseldi(beklenti 52).
Anket aynı zamanda tüketicilerin gelecek 12 aya yönelik enflasyon beklentilerinde
de gerilemeye işaret etti, bir yıllık enflasyon beklentisi %4,5'ten %4,1'e
düştü, 5 yıllık enflasyon beklentisi ise %3,4'ten %3,2'ye indi. İleriye dönük
enflasyon beklentilerindeki düşüşler enflasyondaki kademeli yavaşlamanın devam
edebileceği senaryoyu destekledi. Bu verilerin Fed'e hem enflasyonla mücadeleyi
kazandığını iddia edebilmek hem de ekonomiyi gereğinden fazla sıkmadan yavaş
yavaş gevşemeye devam etmek için alan açtığını söylemek mümkün.

Aralık ayının ikinci işlem haftasına başlarken piyasa bazlı beklentilere baktığımızda
10 Aralık Çarşamba günkü FOMC toplantısında 25 baz puanlık bir faiz indirimi
adımına kesin gözü ile bakılıyor. Bizim de beklentimiz uzunca bir süreden bu
yana olduğu gibi faiz indirimi yönünde kalmaya devam etmekte. Aralık ayı toplantısında
açıklanacak nokta grafik ve makro ekonomik projeksiyonlarda kayda değer
bir değişiklik beklenmiyoruz. Faiz patikasında medyan nokta 2026 için bir veya
iki adet 25 baz puanlık faiz indirimine işaret edebilir. Ay içerisinde Fed üyelerinin
güvercin yöndeki açıklamaları sonrasında Fed Başkanı Powell başta olmak
üzere diğer üyelerden faiz indirimi olasılığına karşı net bir itiraz gelmedi.
Bu durum ek bir gevşemeyi destekleme ihtimalini artırırken, geçtiğimiz toplantıdakine
ilave bir risk yönetimi amaçlı faiz indirimini gerekçelendirebilmesi için
yeterli sayıda güvercin sinyalin mevcut olduğu görüşündeyiz.

Aralık ay başında ortaya koyduğumuz piyasa görüşümüzü hala koruyor, güvercin Fed
etkisi ile EUR/USD'de 1,1800'e kadar varabilecek kademeli bir toparlanma beklemeyi
sürdürüyoruz. Fed cephesinde faiz indirimi hamlesinin artık büyük ölçüde fiyatlanması
ile parite üzerindeki etkisi sınırlı olabilir. Yapılacak faiz indiriminden
ziyade 2026'da bu yöndeki adımların ne ölçekte devam edeceğine dair sinyaller
bu hafta EUR/USD'de yönü belirleyecek. Şahin bir sürpriz halinde paritede
1,1500'a doğru yakınsayabilecek bir geri çekilme izlenebilir. Ancak bu yöndeki
hareketin aşırı bir noktaya kaçmadan denge bulmasını ve Kasım dibi olan 1,1473'ün
üzerinde kalıcı olunmasını bekleriz.

GBP - İngiltere bütçesine yönelik endişelerin azalması ve güvercin Fed beklentilerinin
artması ile geçtiğimiz hafta GBP/USD'de yukarı yönlü bir görünüm öne çıktı.
Diğer yandan, oldukça zayıf gelen inşaat PMI ve İngiltere Merkez Bankası'nın(BOE)
anketinde iş gücü piyasasının zayıfladığına dair yeni sinyallerle kısmen
dengelendi, hem beklenen hem de gerçekleşen istihdam bileşenleri yeni döngü dip
seviyelerine geriledi. BOE ve Fed'in bu ayki toplantılarında 25 baz puanlık faiz
indirimine gideceğine dair artan beklentiler birbirini dengelerken, teknik
görünümde Eylül ayından bu yana süregelen düşüş trendinin artık aşılmış olması
kısa-orta vadede kademeli bir toparlanma ihtimalini ön planda tutuyor. Aralık başında
olduğu gibi GBP/USD'de 1,3500'e doğru devam edebilecek kademeli bir yükseliş
baz senaryomuz olmaya devam etmekte.

Değerli metaller - Değerli metallerde bir süredir gümüş lehine yaşanan ayrışmanın
geçtiğimiz haftada da devam ettiğini gördük. Son iki haftaya baktığımızda gümüş
altına kıyasla %12 daha fazla yükseliş gösterdi. Bu fiyatlama dinamiğinin bir
süre daha devam etmesini bekleriz. Gümüşte yukarı yönlü hareketin Aralık başında
belirlediğimiz hedef olan 60 dolara kadar devam edebileceğini ve bu sınırın
belirli ölçekte aşılabileceğini düşünmek ile birlikte son haftalarda olan sert
yükseliş sonrasında risklerin de arttığını not ediyoruz. Bu tabloda güncel seviyelerden
yeni girişler önermiyoruz. Ons altına baktığımızda ise önümüzdeki haftalarda
4.381 dolardaki tarihi zirveye doğru yaşanabilecek hareket beklentimizi
korumaktayız. Bu haftaki Fed toplantısından çıkacak sonuç değerli metallerin ralli
ile geçen 2025 yılını nasıl bir görüntüde tamamlayacağı konusunda belirleyici
olacak.

ABD hisse senedi piyasaları - Yeni haftaya girerken ABD hisselerinde fiyatlamalar
Fed toplantısı öncesi temkinli ama tamamen bozulmamış bir iyimserlik içinde ilerliyor.
Makro veri akışının sakin olması, yönün daha çok beklentiler ve iletişim
üzerinden şekillenmesine neden oluyor. Bu çerçevede yatırımcılar özellikle
enflasyon beklentileri verisini ve Fed'in hafta içindeki mesajlarını yakından izlerken
tahvil faizlerindeki dengeli görünüm risk iştahını sınırlı da olsa destekleyen
bir arka plan oluşturuyor. Küresel varlık yöneticilerinin 2026'ya yönelik
pozitif portföy konumlanmalarını koruduğunu gösteren anketler de ABD tarafındaki
genel havayı güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor.

Sektörel görünümde teknoloji ağırlıklı şirketlerde güçlü bilanço yapısının sağladığı
dayanıklılık korunurken yapay zeka teması etrafında büyüme beklentilerinin
canlı kalması kısa vadeli geri çekilmeleri sınırlıyor. Buna karşın döngüsel şirketlerde
küresel büyüme tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi ve Avrupa tarafına
yönelik soru işaretlerinin artması nedeniyle daha kırılgan bir seyir izleniyor.
Defansif büyüme şirketleri bu ortamda yatırımcı açısından dengeli bir seçenek
olmaya devam ederken yüksek nakit akışı ve görünürlüğü güçlü şirketlerin ön
planda kalması bekleniyor.

Orta vadede yönü belirleyecek ana unsur Fed'in toplantı sonrası iletişim tonu olacak.
Piyasalar 25 baz puanlık indirim beklentisini büyük ölçüde fiyatlamış durumda
ancak asıl önemli olan Fed'in 2026 yılına yönelik rehberliği olacak. Daha
güvercin bir ton riskli varlıkları destekleyen yeni bir alan yaratabilirken daha
temkinli bir söylem kısa vadeli dalgalanmayı artırabilir. Bu nedenle kademeli
pozisyonlanma ve yeni girişlerde seçici yaklaşımın korunmasını daha sağlıklı görüyoruz.


Önemli Not: Bu haberde dosya eki bulunmaktadır. Kullanıcılarımızın dosyaya erişmek için
Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.

-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli
Branch: unknown | Env: local