Ekim boyunca TV+'ta ödüllü dizilerden yepyeni filmlere, spordan belgesellere kadar
dopdolu bir kütüphane izleyicileri bekliyor. Bu ayın dikkat çeken içerikleri
arasında 2025'in en çok konuşulan psikolojik gerilim filmlerinden olan Öldürdüğün
Şeyler de yer alıyor.
TV+ sonbaharda izleyicilerini ekranlara kilitlemeye hazırlanıyor. Ekim ayı içerikleri
arasında 2025'in oldukça ses getiren yapımları yer alıyor.
Öldürdüğün Şeyler ilk kez ve sadece TV+'ta
TV+'ın Ekim seçkisi içinde, başrollerinde Ekin Koç, Erkan Kolçak Köstendil, Hazar
Ergüçlü ve Ercan Kesal gibi sevilen oyuncuların yer aldığı Öldürdüğün Şeyler
filmi dikkat çekiyor.
2025'in en çok konuşulan psikolojik gerilim filmlerinden olan Öldürdüğün Şeyler,
dünya prömiyerini Sundance Film Festivali'nde yaptıktan sonra uluslararası festivallerde
dikkatleri üzerine çekti. Filmin başarısı yönetmen Alireza Khatami'nin
Sundance Film Festivali'nde kazandığı En İyi Yönetmen ödülüyle de taçlandı.
İlk kez ve sadece TV+'ta izleyiciler ile buluşacak olan film ile ilgili konuşan
ünlü oyuncu Ekin Koç, Öldürdüğün Şeyler oyunculuk yolculuğumda benim için önemli
bir dönüm noktası. Böyle güçlü bir senaryonun parçası olmak, Alireza Khatami
gibi uluslararası alanda ödüllerle takdir edilen bir yönetmenle çalışmak ve çok
değerli oyuncu arkadaşlarımla yapımı paylaşmak benim için unutulmaz bir deneyimdi.
Dünya prömiyerini Sundance'de yapmış, yönetmenine ödül kazandırmış bu değerli
yapımın Türkiye'de ilk kez sadece TV+'ta izleyiciyle buluşacak olması beni
çok heyecanlandırıyor. Bu filmi izleyicilerin de en az bizim yaşadığımız kadar
derin bir deneyim olarak hissedeceğine inanıyorum dedi.
Öldürdüğün Şeyler'de, annesinin şüpheli ölümü sonrası intikam duygusuyla hareket
eden Ali'nin, babasına karşı öfkesini bahçıvanı Reza üzerinden yönlendirmesiyle
başlayan hikâye, suç, vicdan ve aile bağlarının sorgulandığı çarpıcı bir anlatıya
dönüşüyor.
Mayor of Kingstown dördüncü sezonuyla geri dönüyor!
Paramount'un dünya çapında beğeniyle takip edilen dizisi Mayor of Kingstown ise
27 Ekim'de dördüncü sezonuyla, ABD ile aynı anda, Türkçe dublaj seçeneğiyle ilk
kez ve sadece TV+'ta olacak.
Başrolünde Mike McLusky rolüyle Jeremy Renner'ın yer aldığı ve Taylor Handley, Tobi
Bamtefa, Hugh Dillon, Hamish Allan Headley, Derek Webster ve Nishi Munshi gibi
oyuncuların da kadrosunda bulunduğu Mayor of Kingstown'ın yeni sezonu, önceki
sezonların yarattığı gerilim ve çatışmaları derinleştirirken hikâyeye yeni ve
kritik karakterler katıyor.
Ayrıca yeni sezonla birlikte Edie Falco, Lennie James ve Laura Benanti gibi isimler
de hikâyeye dahil oluyor. Edie Falco, hapishane müdürü Nina Hobbs'u, Lennie
James ise gangster Frank Moses'ı canlandırıyor.
Dördüncü sezon, Kingstown'da Rus mafyasının geriletilmesinin ardından ortaya çıkan
güç boşluklarını ve Mike McLusky'nin kasabayı korumaya çalışırken geçmişiyle
yüzleşmesini konu alıyor. Ayrıca yeni hapishane müdürü Nina Hobbs'un sert yaklaşımı,
Mike'ın işini daha da karmaşık hale getiriyor.
The Great Lillian Hall: Broadway'in büyüsünü ekranlara taşıyacak
Broadway'in büyüsünü, hafızanın kırılganlığıyla buluşturan The Great Lillian Hall,
sahnenin efsanevi isimlerinden Lillian Hall'un en parlak rolüne hazırlanırken
yaşadığı içsel yolculuğu konu alıyor. Michael Cristofer'in yönetmenliğinde, Jessica
Lange, Kathy Bates ve Lily Rabe gibi usta oyuncuların hayat verdiği film,
sadece bir kariyer hikâyesi değil, aynı zamanda hafızayla, kimlikle ve hayallerle
kurulan derin bir bağın da portresini çiziyor. Repliklerini unutmamak için
savaşırken ışıkların altında kalabilme çabası, izleyiciyi hem kırılgan hem de
ilham verici bir hikâyenin içine çekiyor.
New York'un büyüleyici sahne atmosferiyle birleşen bu duygu yüklü yapım, ilk kez
ve sadece TV+'ta izleyiciyle buluşuyor.
Monsieur Aznavour ile TV+'ta hayallere uzanan bir yolculuk
Monsieur Aznavour, müzik tarihine altın harflerle yazılan Charles Aznavour'un hayallerine
uzanan yolculuğunu izleyiciye taşıyor. Mehdi Idir ve Grand Corps Malade'in
yönetmenliğinde, Tahar Rahim'in başrolde hayat verdiği film, 1930'lardan
itibaren bir göçmen çocuğun tutkuyla dolu sahne arayışını, Edith Piaf'ın dokunuşuyla
başlayan parıltılı kariyerini ve perde arkasındaki fedakârlıkları gözler
önüne seriyor.
Müziğin dönüştürücü gücünü hissettiren bu biyografik drama hem Fransız şansonlarının
zamansız büyüsüne hem de Aznavour'un unutulmaz yaşamına dokunaklı bir saygı
duruşu niteliğinde.
Ekim'in öne çıkanlarından Natalie Portman ve Julianne Moore ile May December
2023 yapımı May December, usta yönetmen Todd Haynes'in imzasını taşıyor. Başrollerinde
Hollywood'un iki dev ismi Natalie Portman ve Julianne Moore'un yer aldığı
film, yıllar önce ülke gündemini sarsan bir aşk hikâyesinin yankılarını günümüze
taşıyor. Bir oyuncunun, canlandıracağı karakterin gerçek hikâyesini daha yakından
öğrenmek için o kadının hayatına girmesiyle başlayan film, sınırları zorlayan
ilişkiler, geçmişin yükleri ve insan doğasının çelişkileri üzerine çarpıcı
bir bakış sunuyor. May December, sadece güçlü hikâyesi ve etkileyici oyunculuklarıyla
değil, ödül sezonunda yarattığı yankıyla da dikkat çekti. Film, sinema
dünyasının en prestijli ödülü Oscar'da En İyi Orijinal Senaryo dalında aday gösterildi.
Golden Globes'ta ise Charles Melton'a En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Natalie
Portman'a En İyi Kadın Oyuncu ve Julianne Moore'a En İyi Yardımcı Kadın
Oyuncu ödülünü getirdi.
Sürükleyici bir politik gerilim arayanlar için Boy From Heaven
2022 yapımı Boy From Heaven, ödüllü yönetmen Tarik Saleh imzasını taşıyor. Film,
Mısır'ın dini ve siyasi güç evrelerini incelikli bir şekilde işliyor. Tawfeek
Barhom, filmde sade bir balıkçı köyünden gelen Adam rolüyle izleyici karşısına
çıkarken, Fares Fares, Mohammad Bakri gibi isimler de ona karşı cephe alan karakterleri
canlandırıyor. Hikâye, Adam'ın Kahire'deki Al-Azhar Üniversitesi'ne kabul
edilmesiyle başlıyor, büyük imamın ani ölümüyle başlayan halefiyet çekişmeleri
içinde, Adam, istenmeyerek bir istihbarat ajanın ağına çekiliyor. Cannes'da
En İyi Senaryo ödülünü kazanan film, İsveç'in 2023 Oscar adaylığı için seçtiği
eser olmasına rağmen finalist olamasa da derin temaları ve atmosferiyle hafızalardan
silinmiyor.
Hırs ve stratejinin kesişim noktası bir belgesel 'Berlusconi: Condemned to Win'
Berlusconi: Condemned to Win belgeseli, 10 Ekim'den itibaren ilk kez ve sadece TV+'ta
izleyiciyle buluşuyor. Üç bölümden oluşan yapım, İtalya'nın en tanınmış medya
patronlarından ve eski başbakanlarından Silvio Berlusconi'nin medya dünyasından
futbol kulübü sahipliğine, oradan da siyasi güce yükselişini çarpıcı bir
şekilde anlatıyor. Berlusconi'nin futbol ile politika arasındaki çarpıcı bağlantılarını
ve başarılarının toplumsal maliyetini mercek altına alan belgesel, yönetmen
Sam Blair'ın titiz çalışmasıyla hayat buluyor. İzleyiciyi hem güç hem hırs
hem de stratejinin kesişim noktasına taşıyan bu yapım, Berlusconi'nin hayatının
bilinmeyen yönlerini keşfetmek isteyenler için kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -