Yönetici Özeti - Ekonomik Görünüm
ABD ile ilişkilerde normalleşme sinyalleri ile risk priminde görülen düşüşler portföy
girişlerini destekleyebilir
- Risk priminde düşüş: 25 Eylül'deki Beyaz Saray görüşmesi, uzun süredir mesafeli
seyreden ABD-Türkiye ilişkilerini yeniden canlandırmaya yönelik bir diplomatik
normalleşme çabalarına işaret ediyor. Zirveyi, Türk varlıkları açısından kısa
vadeli bir güven ve risk iştahı katalizörü olarak değerlendiriyoruz. Bu etki,
halihazırda daralan CDS spreadleri ve gerileyen Eurobond getirilerinde kendini
göstermeye başladı. Bu olumlu havanın önümüzdeki günlerde hisse senetleri ve TL
cinsi tahvillere de yansıması, ayrıca TCMB'nin güçlü portföy girişleri ve carry-trade
pozisyonları yoluyla TCMB'nin döviz piyasasında istikrarı koruma çabalarına
destek olması beklenebilir.
- Sermaye girişleri: Son dönemde sermaye girişlerinin hızlı bir şekilde devam etmesi,
Türk Lirası'nda istikrarın korunmasına yardımcı olmaya devam ediyor. Swap
kanalından girişlerin (carry-trade büyüklüğünün) 45 milyar $'a yaklaştığını tahmin
ediyoruz. Portföy yatırımları tarafında, DİBS'lerden 19 Mart sonrasında yaşanan
9,3 milyar $'lık çıkışın 6,7 milyar $'ının geri geldiği görülüyor.
- Dövizi rezervleri: 19 Mart sonrasında 66 milyar $'dan Nisan sonunda 14 milyar
$'a gerileyen swap hariç rezervler, altın rezervlerindeki değerlenmenin de yardımıyla
57 milyar $'a kadar yükseldi. Son dönemde altın fiyatlarındaki yükselişin
TCMB rezervlerine 15 milyar $'a yakın yardımı olduğunu hesaplıyoruz.
- Dolarizasyon eğilimi: Döviz talebinde kısmi bir güçlenme olsa da, dolarizasyon
eğiliminde endişe verici bir artış gözlemlenmiyor. 2025 başından itibaren artış
eğilimine giren döviz mevduatlarda son dönemde yatay bir seyir izleniyor. Bununla
beraber, döviz mevduatlarda sene başına göre 18 milyar $'lık bir artış var.
2024 başında 25 milyar $, 2025 başında da 45 milyar $ seviyesindeki döviz cinsi
yatırım fonlarının büyüklüğü 72 milyar $'a ulaşmış durumda. Yatırım fonlarını
da dahil ederek hesapladığımız dolarizasyon oranı %42 seviyelerinde yatay seyretmeye
devam ediyor, ki bu oran, 2023 yılı ortalarında %70'e kadar yükselmişti.
Bu arada, döviz cinsi krediler ise TCMB'nin kredi sınırlamalarına rağmen artmaya
devam ediyor.
Faiz indirim süreci kısa vadedeki yavaşlamaya karşın 2026 yılında devam edebilir
- Enflasyon ve para politikası: %3,23 ile beklentilerin oldukça üzerinde gelen Eylül
TÜFE enflasyonu sonrası yıllık enflasyon TCMB'nin çizdiği patikanın dışına
çıkmış görünüyor. Bu durumda, TCMB'nin 11 Eylül'deki PPK toplantısında yaptığı
enflasyonda belirgin bozulma olması durumunda sıkılaştırma yapılacağı yönlendirmesi
de dikkate alındığında, 23 Ekim'deki toplantıda faiz indirimini gerekçelendirmek
oldukça zorlaşmış durumda. Dolayısıyla, bu veri sonrasında TCMB'nin Ekim'de
faiz indirimlerine ara verme ihtimalinin arttığını değerlendiriyoruz.
- Öngördüğümüz enflasyon patikasına göre (TÜFE enflasyonu seneyi %32'ye yakın kapatacak
gibi duruyor), TCMB Aralık ayında faiz indirim sürecine (100-150 bazpuanlık
bir adımla) geri dönmek isteyebilir. Bu durumda politika faizi sene sonunda
%39,0-39,5 gibi bir seviyede olabilir. Bu daha önce öngörülenden daha yavaş bir
faiz indirim sürecine işaret ediyor.
- 2026 için %24'lük (geçici) enflasyon tahminimize göre politika faizinin de %30
seviyesine gerilemesini bekliyoruz (2025 sonuna göre kabaca 900 bazpuan indirim).
- Tahvil faizleri: ABD ile ilişkilerdeki iyileşmeye de bağlı olarak risk primindeki
gerileme, daha yavaş faiz indirim sürecine rağmen, bir noktada DİBS faizlerinde
aşağı yönlü bir eğilimi destekleyebilir. Hazine'nin yüksek borçlanma ihtiyacı
ise faizlerdeki düşüşleri sınırlayabilir.
- GSYH Büyümesi: Son dönemde TCMB'nin belirtiğinin aksine tüketimde çok sınırlı
bir yavaşlama olduğunu değerlendiriyoruz. Yılın 2. yarısında da %3,0-3,5 civarında
bir büyümenin gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu da tüm yıl büyümesinin %3,5
civarında kalmasını sağlayacaktır.
- Merkezi Bütçe: Son dönemde faiz dışı dengede kayda değer bir iyileşme eğilimi
izlenmekle birlikte, yüklü faiz harcamaları bütçe açığındaki iyileşmeyi kısıtlıyor.
Son olarak, Eylül başında yayınlanan OVP'de 2026 yılına ilişkin faiz harcama
projeksiyonu 2,28 trilyon TL'den 2,74 trilyon TL'ye revize edildi. 2025 yıl
sonu bütçe açığı projeksiyonu da 1,9 trilyon TL'den (GSYH'nin %3,1'i) bizim tahminimizle
tamamen uyumlu olarak 2,2 trilyon TL'ye (GSYH'nin %3,6'sı) yükseltildi.
Yönetici Özeti - Hisse Senetleri Piyasası Görünümü
Faiz indirim döngüsünün devamı orta vadede borsaya destekleyici olabilir
- Yılbaşından beri BIST100 Endeksi ABD doları bazında %4,4 değer kaybederken, Lira
bazında %10 yükseldi. MSCI EM endeksine göre de %27 geride kalıp, 9 aylık enflasyon
baz alındığında yaklaşık %15.5'luk negatif reel getiri sağladı.ØŞirketler
ise 2024'ün ilk çeyreğinin sonundan bu yana giderek daha zor bir faaliyet dönemi
geçirdi. Ancak, daha önceki raporlarda da belirttiğimiz üzere, şirket faaliyetlerinde
yılın ikinci yarısında en kötünün geride kalma işaretlerini görmemiz
muhtemeldir.
- Dolayısıyla, yurtiçi ve bölgesel politik risk primi seyirlerine bağlı olarak,
faiz düşüş döngüsü ile beraber, risk primlerindeki olası düşüşler, düşük bazın
da yardımı ile, önümüzdeki dönemde şirket karlılıklarına destek verebilir.ØHalka
açık şirketler 2024 yıl sonunda reel anlamda %50 net kar daralması ve %14 FAVÖK
daralması yaşadı. Takibimizdeki isimler ise 2025 yılının ilk 3 ayında Y/Y'a
%76 net kar FAVÖK'te ise %16 daralması gerçekleşmişti. İlk 6 ayın sonunda ise net
kar daralması %48'e FAVÖK daralması da %2'ye gerilemiş durumda. Daralmanın ana
nedenleri olarak azalan alım gücü, talebe bağlı ürün fiyat artışlarının sınırlanması
ve göreceli güçlü kalan TL ve zayıf global ekonomik aktivite nedeni ile
sınırlanan ihracat gelirleri sayılabilir. Ancak daralmadaki azalış dikkat çekici.
- 2025 için reel olarak %1 net kar, %5 FAVÖK artışı beklemekteyiz. Bu da karlılıklar
açısından 2025 yılının ikinci yarısının birinci yarıya nazaran daha yüksek
seyredeceğine işaret ediyor. Bu bağlamda bankacılık sektöründeki net kar büyüme
tahminimiz %12 iken, sanayi şirketleri için yüzde %7 daralma beklemekteyiz.
- 2025 yılında sektörel bazda reel kar performansı ve değerlemeler göz önüne alındığında,
öne çıkarmak istediğimiz sektörler, orta vadede bankacılık, gıda perakendeciliği,
beyaz eşya (Arçelik), gıda, seçici olarak taahhüt, havacılık ve telekomünikasyon
sektörleridir.
BIST-100 Endeks hedef değerimiz %37.5'lik yükselme potansiyeliyle 14,760 (Önceki:
13,422). Bu bağlamda, hedef değerler bankacılık sektöründe %36, sanayi sektörlerinde
%33 ve holdinglerde %61 yükselme potansiyeline işaret ediyor.
- Reel bazda (2025/2026) kar büyüme beklentilerimizi ülkeler arası büyüme ve çarpanlara
harmanladığımızda Türkiye'nin benzer ülkelere nazaran iskontolu çarpanlarda
işlem gördüğünü söyleyebiliriz. 2025 tahminlerimiz gerçekleştiği takdirde,
Borsa GOÜ FK çarpanlarına %25, FD/FAVÖK çarpanlarına göre de %20 civarı iskontoda
gözükmektedir. Öte yandan, iç ve dış siyasi risk priminin azalması halinde
ve 2026 yılında baz senaryomuzdaki kar büyümeleri sağlanabilirse ıskonto %50'lere
yaklaşmakta, ve BIST'in olası potansiyelini ,göstermektedir.
- Hisse tavsiye ve hedef değer değişikliklerimizi 31-34. sayfalarda görebilirsiniz.
- Koza Altın, Koza Anadolu, Medikal Park ve Türk Telekom için tavsiyemizi Endekse
Paralel Getiri'den Endeks Üzerinde Getiri'ye yükseltirken, Akbank, Iş Bankası,
Yapı Kredi, ve Orge içinse Endeks Üzerinde Getiri'den Endekse Paralel
Getiri'ye indiriyoruz. Türk Traktör içinse tavsiyemizi Endekse Paralel Getiri'den
Endeksin Altında Getiri'ye indiriyoruz.
- Model portföyümüzdeki şirketler: Arçelik, Coca Cola İçecek, Doğan Holding, Enka
İnşaat, Galata Wind, Koç Holding, Migros, Sabancı Holding, Tab Gıda, Tav Havalimanları,
TSKB, Türk Hava Yolları, Turkcell. Detaylı liste ve açıklamalar 35.
sayfa ve sonrasında mevcuttur.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı
kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy
yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında
imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların
kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve
getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun
sonuçlar doğurmayabilir.
Önemli Not: Bu haberde dosya eki bulunmaktadır. Kullanıcılarımızın dosyaya erişmek için
Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -