Türkiye Demir Çelik Sektörü
- Türkiye Çelik Üreticileri Derneği'nin (TÇÜD) 2025 yılı Ağustos ayına ilişkin açıkladığı
istatistiklere göre Türkiye'nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına
göre %7,9 artışla 3,4 milyon tona, nihai mamul tüketimi %12,5 artışla, 3,5
milyon ton seviyesine yükseldi.
- Ocak-Ağustos dönemine baktığımızda ham çelik üretimi 24,9 milyon ton ile yıllık
bazda %0,2 artış gösterdi. Nihai mamül tüketimi %3,2 artış ile 25,7 milyon tona
ulaştı.
- Dış ticaret bazında bakıldığında, çelik ürünleri ihracatı %6,8 artışla 1,2 milyon
ton, ithalatı %18,6 artışla 1,6 milyon tona ulaştı. Yılın sekiz ayında bir
önceki yılın aynı dönemine göre ihracat miktar yönünden %12,8 artışla 10 milyon
ton, değer yönünden ise %4,4 artışla, 6,8 milyar dolara yükseldi. Çelik ürünleri
ithalatı ise yıllık bazda miktar yönünden %17,9 artışla 12,6 milyon ton, değer
yönünden %3,6 artışla 8,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
- Ağustos ayında çelik üretiminin 3,4 milyon ton ile yılın en yüksek seviyesinde
gerçekleşmesi ve tüketim tarafında yıllık bazdaki %12,5 artışı olumlu karşılıyoruz.
Öte yandan ithal edilen ürünlerdeki artışı göz önüne aldığımızda, bunun yerli
üreticilerin karlılığını ciddi ölçüde baskıladığını düşünüyoruz. Eylül ayı
içerisinde Ticaret Bakanlığı tarafından Dahilde İşleme Rejimi'ne yönelik yeni
bir düzenleme yapıldı. Buna göre Dahilde İşleme İzin Belgesi süreleri kısaltılırken,
ihracatta kullanılacak ürünlerin üretiminde en az %25 oranında yurt içi tedarik
şartı getirildi. Bu adımı olumlu karşılamakla birlikte, sektörde ithalatı
sınırlayıcı çok yönlü tedbirlerin ele alınmasına yönelik bir beklenti mevcut
bulunuyor. Son çeyrekte hükümet tarafında buna yönelik bir adımın atılıp atılmayacağı
sektör açısından kritik olacak. Son olarak 7 Ekim'de Avrupa Komisyonu tarafından
kotalar 18,3 milyon tona düşürülürken, kota dışı vergi oranları %50'ye
yükseltildi. Türk üreticilerin ana pazarı olması bakımından, atılan adımın çelik
ihracatımız üzerinde baskı yaratacağını ve olumsuz etkileyebileceğini belirtebiliriz.
Ayrıca Çin'in iç piyasadaki zayıf seyir nedeniyle, çelik ihracatına yoğunlaşmış
olduğunu biliyoruz. Avrupa tarafından alınan tedbirler sonrası, Çin'in
ihraç edeceği çeliği Avrupa tarafına yönlendirememesi ve pazar arayışına girecek
olması Türkiye için bir risk unsuru oluşturuyor. Benzer şekilde diğer ülke
üreticileri için de Türkiye alternatif pazar haline geliyor. Bu durumda iç piyasada
fiyatlar ve karlılığın baskı altında kalabileceğini ve rekabetin artacağını
düşünüyoruz. Öte yandan, Türkiye'nin yakın coğrafya ve kalite avantajı ise sektöre
kolaylık sağlayabilir.
- Erdemir'in 2024'te toplam satış tonajı içerisinde yurt dışının payı %19 seviyesinde
gerçekleşmişti. Bu yılın ilk yarısında ise bu pay %25 seviyesinde gerçekleşti.
Avrupa pazarı da yurt dışı pay içerisinde çoğunluğu oluşturuyor. Toplam satışlar
içerisinde ise yaklaşık %10'luk bir paydan bahsedebiliriz. Bu açıdan alınan
kararın uzun vadeli etkisinin negatif olabileceğini, toplam satış hacmi içerisinde
yurt dışı payının 2015-2023 yılları arasındaki %15'lik tarihsel ortalamasına
yaklaşabileceğini düşünüyoruz. Bu yüzden önümüzdeki dönemde olası bir pazar
kaybının çoğunluğu yurt içi olmak üzere diğer bölgelere yönlendirilmesini bekliyoruz.
Kardemir ise ağırlıklı olarak yurt içi piyasaya çalışmasından ötürü
bu karardan daha sınırlı etkilenebilir. Öte yandan, katma değerli ürün portföyünün
sınırlı olması, rekabet açısından bir risk unsuru. Piyasada artan rekabet ve
fiyat savaşı dolaylı olarak şirketleri baskı altında tutabilir. Bu yüzden, Türkiye'nin
ithal çeliğe karşı bir önlem alıp almayacağı önümüzdeki dönemin en önemli
gelişmeleri arasında yer alacak.
Ham çelik üretiminde sınırlı toparlanma
Worldsteel verilerine göre ham çelik üretimi Ağustos'ta bir önceki yılın aynı dönemine
kıyasla %0,3 artışla 145,3 mt (milyon ton) seviyesinde gerçekleşti. Orta
Doğu'da üretim yıllık %21,5 artışla 3,8 mt'ye yükselirken, Güney Amerika'da %5,0
düşüşle 3,6 mt seviyesine geriledi. Toplam çelik üretiminde Asya ve Okyanusya
bölgesinin payı yıllık 0,4 puan artışla %74,1'e, Kuzey Amerika'nın 0,1 puan artışla
%6,3'e yükseldi. Her iki bölgede yıllık üretim artışı ise sırasıyla %0,4
ve %1,6 artış kaydetti. Ocak-Ağustos döneminde toplam ham çelik üretimi bir önceki
senenin aynı dönemine göre %1,7 düşüşle 1.231 mt'ye geriledi. Asya ve Okyanusya
bölgesi aynı dönemde %1,5 düşüş kaydetti.
Ülke bazında incelendiğinde, Çin'de üretim düşüşü devam ederken, Türkiye ilk onda
7. sırada yer aldı. Çin'in ham çelik üretimi Ağustos'ta yıllık bazda %0,7 düşüşle
77,4 mt, Türkiye'nin ise %7,9 artışla 3,4 mt seviyesinde gerçekleşti. En yüksek
yıllık artış %17,9 ile İran'da gerçekleşirken, Almanya %10,5 ile en hızlı
daralan ülke oldu. Ocak-Ağustos döneminde Çin'in ham çelik üretimi bir önceki
senenin aynı dönemine göre %2,8 düşüşle 671,8 mt'ye geriledi. Türkiye ise aynı
dönemde %0,2 ile sınırlı artış kaydetti.
7 Ekim'de AB Komisyonu tarafından çelik sektörünü korumak amacıyla birtakım adımlar
atıldı. Küresel aşırı kapasiteye karşı alınan önlemler doğrultusunda ülkelere
uygulanan toplam kota 18,3 milyon tona düşürüldü. Kota dışı vergi oranları ise
%25'ten %50'ye yükseltildi. Tedbirlerin, Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin
onayının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu karar sonrası, AB'li çelik
üreticilerinin kapasite kullanım oranlarını %67'den %80'lere çıkarması hedefleniyor.
Henüz ülkeler bazında kotalar belli değilken, mevcut kotaların 30 Haziran
2026'ya kadar yürürlükte olması bekleniyor.
HRC fiyatları aylık bazda karışık seyir izledi
Ağustos'ta Türkiye'de fabrika çıkışlı HRC (sıcak haddelenmiş çelik) fiyatları aylık
%1,8 artış, yıllık %3,4 düşüş, Çin'de aylık %0,4 düşüş, yıllık %5,9 artış,
Kuzey Avrupa'da aylık %4,3 artış, yıllık %1,0 düşüş, Kuzey Amerika'da aylık %2,8
düşüş, yıllık %23,9 artış kaydetti.
Demir cevheri ve kömür fiyatlarında artış
Ağustos'ta demir cevheri fiyatları aylık %2,7, yıllık bazda %3,2 artış, hurda fiyatları
aylık %0,9, yıllık %5,6 düşüş, kömür fiyatları aylık %5,6 artış, yıllık
%9,2 düşüş kaydetti.
Erdemir'i küresel benzerleri ile karşılaştırdığımızda, tahminlerimize göre şirket
12,1x olan 2025T FD/FAVÖK çarpanına göre %64, 8,6x seviyesindeki 2026T FD/FAVÖK
çarpanına göre de %59 primli işlem görmektedir. Kardemir tarafında ise 2,9x
olan 2025T FD/FAVÖK çarpanına göre %60, 2,4x seviyesindeki 2026T FD/FAVÖK çarpanına
göre de %56 iskonto sunmaktadır.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı
kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy
yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında
imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların
kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve
getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun
sonuçlar doğurmayabilir.
Önemli Not: Bu haberde dosya eki bulunmaktadır. Kullanıcılarımızın dosyaya erişmek için
Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -