Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.
Basın Bülteni- Bilgi Üniversitesi, TÜBİTAK destekli NEET gençler araştırmasının sonuçlarını Santralistanbul’da açıkladı
Ekonomi
Basın Bülteni- Bilgi Üniversitesi, TÜBİTAK destekli NEET gençler araştırmasının sonuçlarını Santralistanbul’da açıkladı
İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen
Türkiye'de NEET Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması'nın bulgularına
göre her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Her 10 gençten 6'sı istihdama
'tanıdık' aracılığıyla erişebilirken çalışan gençlerin yüzde 65'i ayda 27 bin
TL'nin altında bir ücret alıyor. Gençlerin yüzde 72'si borç yükü altında, yüzde
68'i ise daha iyi iş olanakları için yurtdışına göç etmek istiyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 - COST Çalışma
Grubu Destek Programı tarafından desteklenen Türkiye'de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda
Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması projesinin
bulguları santralistanbul Kampüsü'nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı.
10 Mayıs-2 Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen saha çalışması Fraktal Araştırma
tarafından Türkiye genelinde 29 ilde, 18-29 yaş aralığındaki 2 bin 403 gençle
hanelerde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırma, gençlerin iyi
olma halini maddi durum, eğitim, sağlık ve psikososyal iyi oluş, aile,
siyasal, sivil katılım, güven ve faillik gibi birçok farklı boyutta ele aldı.
Proje kapsamında anket çalışmasının yanı sıra İstanbul ve Çukurova'da gençler
ile derinlemesine görüşmeler ve kamu, STK ve akademi temsilcilerinin katıldığı
politika geliştirme çalıştayları hayata geçirildi.
Projenin kapanış toplantısı İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler
Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Emre Erdoğan, Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci,
Doç. Dr. Başak Akkan, Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Erçetin Sabuncu ve doktora bursiyeri
Birnur Kafalı Eyolcu'nun sunumlarıyla gerçekleşti.
Kadınlar ev içi sorumluluklar nedeniyle işgücünün dışında
Araştırma gençlerin istihdamına, işgücü piyasasındaki koşullarına ve maddi durumlarına
ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan 18-29 yaş arası
gençlerin yüzde 46'sı bir işte çalışırken yüzde 54'ü çalışmıyor. Bu grubun
yaklaşık üçte biri ise ne istihdamda, ne eğitimde, ne de herhangi bir mesleki eğitim
sürecinde.
Toplumsal cinsiyet, bu tabloyu en güçlü şekillendiren değişken olma özelliği taşıyor.
Erkeklerin yüzde 63'ü istihdamdayken, kadınlarda bu oran yüzde 28'e düşüyor.
Araştırma bulgularına göre kadınların NEET olma olasılığı, erkeklerin olasılığının
yaklaşık 2,5 katı. Bu farkın temel nedeni ise aile sorumlulukları. Çalışmayan
kadınların yüzde 29,2'si ev içi bakım veya ailevi nedenlerle işgücüne
katılamadığını belirtirken, aynı gerekçeyi ifade eden erkeklerin oranı yalnızca
yüzde 1.
İşe girişte 'tanıdık' faktörü belirleyici
Araştırma, gençlerin iş bulma sürecinde formel kanalların tek başına işlevsiz kaldığını
gösteriyor. Gençlerin neredeyse yarısı (yüzde 45,6 civarı) istihdama arkadaşları
veya akraba bağlantıları aracılığıyla erişebiliyor. Buna karşılık, dijital
iş arama platformları aracılığıyla iş bulanların oranı yalnızca yüzde 8,9.
Çalışma Koşulları: Küçük işletmelerde uzun saatler
Türkiye gençliğini temsil eden bu araştırma, genç istihdamının büyük ölçüde mikro
ve küçük ölçekli işletmelere sıkışmış durumda olduğunu gösteriyor. Gençlerin
yüzde 85'i 50 kişiden az çalışanı olan yerlerde çalışıyor. Başta mağazalar ve yeme-içme
mekanları olmak üzere ağırlıklı olarak satış danışmanı, garson veya kasiyer
gibi hizmet sektörü pozisyonlarında istihdam ediliyor. Gençlerin yüzde 58'i
günde 9 saat ve üzerinde çalıştığını belirtirken yüzde 66,8'i haftada 6 gün,
yüzde 8,3'ü ise haftanın her günü çalışıyor. Haftada 5 gün çalışanların oranı
yalnızca yüzde 18.
Gençlerin yüzde 65'i ayda 27 bin TL'nin altında ücret alıyor
Araştırma, gençlerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı da çarpıcı verilerle ortaya
koyuyor. Gençlerin yaklaşık yüzde 65'i ayda 27 bin TL'nin, yüzde 35'i ise 9
bin TL'nin altında kazanıyor. Katılımcıların yüzde 42,3'ü gelirinin eksik kaldığını,
yüzde 44,6'sı ise sadece ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini belirtiyor.
Yetersiz gelir, gençleri sistematik bir borçluluğa itiyor. Araştırmaya göre
gençlerin geneline bakıldığında sadece yüzde 28,3'ünün hiç borcu yok. Çalışan
grubun sadece yüzde 8,2'si hiçbir borcu olmadığını belirtirken, yüzde 40,5'i kredi
kartı borcu, yüzde 25,3'ü taksitli borç ve yüzde 18,7'si ihtiyaç kredisi borcu
yükü altında. Her on gençten altısı mevcut maddi durumundan memnun olmadığını
belirtirken, çok memnunum diyenlerin oranı yüzde 6,3'te kalıyor.
Gençler diplomadan umudu kesmiş durumda
Araştırma, gençler arasında eğitim-istihdam bağlantısına dair köklü bir güvensizliği
ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38,7'si aldıkları eğitimin
kendilerini hayata hazırladığını düşünürken, sadece yüzde 36,2'si bu eğitim
sayesinde iyi bir iş bulabileceğine inanıyor. Yüzde 36,4'lük bir kesim ise bu
görüşü net bir şekilde reddediyor. Eğitime olan güven, özellikle işsiz ve aile
sorumlulukları taşıyan gençler arasında dip yapmış durumda.
Gelecek kaygısı nedeniyle gözler yurtdışında
Eğitimden ve mevcut ekonomik yapıdan umudunu kesen gençlerin gelecek beklentileri
de karamsar bir tablo çiziyor. Bu durum, gençler arasında yurt dışına yerleşme
arzusunu bir çıkış yolu olarak güçlendiriyor. Katılımcıların yüzde 67,8'i daha
iyi iş olanakları için yurt dışına gitmek istediğini belirtirken, bu motivasyonu
yüzde 36 ile Türkiye'de geleceğini görememe ve yüzde 28,9 ile ülkenin
kötüye gittiğini düşünme takip ediyor.
Gençler sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal nedenlerle de gitmek
istiyor, yüzde 22,5'i daha fazla kişisel özgürlük, yüzde 6'sı ise düşünce
özgürlüğü eksikliği nedeniyle göç arzusunda olduğunu belirtiyor. Araştırma, bu
yoğun isteğin henüz somut bir plana dönüşmediğini de gösteriyor. Gençlerin sadece
yüzde 8'i kesinlikle gitmeyi planladığını ifade ederken, yüzde 56,4'ü bunun
muhtemel olmadığını belirtiyor.
Psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik hâkim
Araştırma, gençlerin sağlık davranışları konusunda riskli bir tablo çizerken gençlerin
özellikle psikososyal durumu endişe verici bir seviyede. Katılımcıların
yüzde 36,6'sı sık sık yorgun hissettiğini, yüzde 33,5'i uykusuzluk çektiğini,
yüzde 29,2'si mutsuz veya sıkıntılı olduğunu ve yüzde 26,6'sı sorunlarıyla
baş edemediğini belirtiyor. Bu bulgular, gençlerin üçte birinden fazlasının
yoğun stres altında yaşadığını ve dinlenemediğini gösterirken psikolojik yorgunluk
ve tükenmişlik sorunları en çok işsiz gençlerde görülüyor.
Gençler siyasete oy vererek katılıyor, STK'lara uğramıyor
Araştırma, gençlerin siyasal ve sivil katılımı ile ilgili de çarpıcı veriler ortaya
koyuyor. Gençlerin yüzde 79,9'u siyasete oy vererek katılırken bir siyasi partiye
üye olanların oranı ise sadece yüzde 6,8. Gençlerin sivil alana katılımına
bakıldığında ise bir STK'ya üye olanların oranı yüzde 9,3'ken düzenli gönüllülük
yapanların oranı ise yüzde 11,4. Gençler, parti faaliyeti yerine yüzde 28-29
oranlarıyla boykot veya çevrimiçi protesto gibi daha bireysel ve esnek eylem
biçimlerini tercih ediyor. Araştırma sonuçları gençlerin siyasi açıdan bireysel
olarak kendilerine güvendiklerini ancak sisteme karşı derin bir yabancılaşma
içinde olduklarını gösteriyor.
NEET olma durumu bir tükenmişlik hali
Araştırma bulguları aynı zamanda İstanbul ve Çukurova Bölgesinde Nisan-Temmuz 2024
tarihleri arasında yüzden fazla NEET genç yapılan derinlemesine mülakatları
ve odak grupları da içeriyor. Gençlerin deneyimlerini aktardıkları bu görüşmelerde
eğitimden sınav kaygısına, beklemede olmanın zorluklarına, ilk kez işe girecek
gençler için tecrübe eksikliğinin yarattığı paradoksa birçok başlık yer alıyor.
Mülakatlar, NEET olma durumunun bir tükenmişlik hikayesi olduğunu güçlü
bir şekilde ortaya koyarken, uzayan iş arama süreçleri, bakım yükleri ve sürekli
beklemede olma hali, gençleri yıpratan ve topluma aidiyetlerini zedeleyen bir
sürece işaret ediyor.
'Gençler dünyayı adaletsiz bir düzen olarak görüyor'
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Emre Erdoğan,
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri gençler arasındaki yaygın 'anomi',
yani toplumsal kuralsızlık, güvensizlik ve adalet algısındaki çöküş oldu. Kurumlara
güvensizlik var ve liyakat algısının çökmüş olduğunu görüyoruz. Bu toplumsal
yönsüzlük hissi, en yüksek olarak öğrenciler ve 'beklemede' olan gençler arasında
ölçüldü. Bu adaletsizlik algısı, gençler arasında yaygın bir 'hınç' duygusunu
da besliyor. Gençler, dünyayı bireysel çabanın karşılığını vermediği adaletsiz
bir düzen olarak görüyor.'Toplumsal hınç' olarak adlandırılan bu sistemsel
adaletsizlik algısı, en keskin biçimde işsiz gençler arasında gözleniyor. dedi.
Gençlerin genel iyi olma halinin alarm verdiğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, Yaşam
memnuniyeti ve gelecek umudu son derece düşük seviyelerde seyrediyor. Toplumsal
adalet algısındaki çöküş ve sistemsel eşitsizliklere duyulan 'hınç' yaşam
memnuniyetini en güçlü düşüren faktörler olarak öne çıkıyor. Bulgular, gençler
için adil bir toplum algısının ekonomik güvenceden bile daha kritik hale geldiğini
gösteriyor. diye konuştu.
Politika önerileri paylaşıldı
Araştırma ekibi bulgulara ve paydaşlarla yürütülen çalıştaylara dayanarak çeşitli
politika önerileri de sundu. Gençler için sadece gelir destekleri değil sanatsal,
sportif ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için ücretsiz ulaşım desteği
verilmesi ve barınma, sınav ücretleri gibi çeşitli kalemleri kapsayan finansal
desteklerin de sağlanması önerildi. Eğitimin sadece akademik bilgiyle donatan
bir yapıdan çıkarak beceri, yönelim ve deneyimle güçlendiren bir modele dönüştürülmesi
gerektiği vurgulandı. Bakım yükünün ailelerin, özellikle de kadınların
omzunda kalmaması için devletin, yerel yönetimlerin ve işyerlerinin aktif
sorumluluk almasının altı çizildi. Gençlerin psikososyal iyilik hali için de okullardaki
rehberlik sisteminin daha destekleyici ve etkin rol almasının sağlanması,
gençlerin ücretsiz ve güvenli biçimde sosyalleşebileceği, aidiyet hissini
ve toplumsal bağlarını güçlendireceği kamusal alanların çoğaltılması önerildi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Daha iyi, hızlı ve güvenli bir kullanım sağlamak amacıyla web sitemizde tarayıcı çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için
Çerez Aydınlatma Metni'ni inceleyebilirsiniz.